Bugün

 

Son Güncelleme

 

İdeal Düşünce'yi

Giriş Sayfanız Yapın

İdeal Düşünce'yi

Sık Kullanılanlara Ekleyin

anasayfa eğitim sosyoloji sağlık kitap kültür-sanat bilişim röportaj dinler-kültürler arşiv alıntı iletişim

 

Yazarlar

YAZARLARIMIZIN BİYOGRAFİLERİ

Ziyaretçi Notu

İDEAL DÜŞÜNCE'de yer alan yazılarla ilgili YORUM YAZMAK YA DA YAZILMIŞ YORUMLARI OKUMAK İÇİN Yapılan yorumlardan yorum sahibi sorumludur.

İDEAL DÜŞÜNCE

Gönüllü bir bilgi paylaşım sitesidir.

www.idealdusunce.com

adresinde ve uzantılarında yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur.


YAYIN EKİBİ


editör

VEDAT ÖZCAN

akademi

Prof.Dr.M. SAİD DOĞAN

güncel-edebiyat

VEDAT ÖZCAN

dinler ve kültürler

Dr. LÜTFÜ ÖZŞAHİN

güncel-siyaset

AKİF ÇARKÇI

sağlık

Dr. M. Nedim AYTEKİN


e-posta

dusunce@idealdusunce.com

İstatistik

 

 

 Din Ahlak ve Eğitim Siteleri Listesi

 

 Hikaye Hikayeler

  Toplist

 

 

 

İDEAL DÜŞÜNCE -TEMMUZ 2008

Hüseyin SERDAR

Şaka ve Boşluk

04.07.2008

huseyinserdar@aim.com

 

 

Şaka ve Boşluk


1980’li yılların ünlü İngiliz The Smiths adlı müzik grubuna ait “That joke isn’t funny anymore” şarkısını her dinlediğimde kendimle ilgili gerçek ile kendim dışındakilerle ilgili gerçek arasında sarkaca benzer bir ilişkiye geçtiğim izlenimine kapılıyorum. Her sarkaç gibi iki uç arasında defalarca gidip geldikten sonra ortada bir yerde hareketsiz kalıyorum—taki aynı şarkıyı yeniden dinleyene kadar.

 

İki hakikat arasında onca git-gel yaşadıktan sonra “boşlukta” karar kılmam ne ile açıklanabilir, doğrusu bilmiyorum.  


Git-geller sayesinde yaşlılık dönemime olması gerekenden daha erken bir zamanda giriyorum. Gençlikten yaşlılığa geçişimin bu denli ani ve hızlı olmasında git-gellerimin payı oldukça büyük. Ve en önemlisi, yakın bir zamana kadar bu tür git-gellerden hoşlanırken, artık bu git-gellerden hoşlanmam için hiçbir neden kalmadığını kavramış bulunmaktayım. Yani, bu şakanın güldürücü olma özelliği benim için artık ortadan kalmış bulunmakta.

 

Boşlukta karar kılmam ile şakanın güldürücü olma özelliğinin benim için yitmesi birbirine denktir. Daha sonra istese de insan bu iki durumun birbirine olan denkliğini bozamıyor. Denkliğin kurulması ile birlikte denkliğin tersine çevirilemezliği de kendini kabul ettirir. Güldürürken güldüremez hale gelen bir şakanın var olmaya devam etmesi ile benim boşluk içerisinde yaşamaya çalışmamın arasında gözardı edilemeyecek bir benzerlik bulunmaktadır. Şaka için de, benim için de kaybedilen mahiyet artık geri kazanılamaz hale gelmiştir.

 

Artık beni güldürmeyen bir şakanın başkaları için güldürücü olma niteliğini sergilemeye devam etmesi muhtemeldir. Bu da bir şakanın ne derece güldürücü olabileceğine dair benimle başkaları arasında görüş ayrılığının oluştuğunu gösterir. Görüş ayrılığı tepki farklılığını doğurur. Kimileri bir şakayı duyunca kendilerini gülmekten alıkoyamazken ben susmayı yeğleyebilirim. Ya da, benim güldüğüm bir şakaya başkaları sessiz kalarak yanıt verebilir. Bu benim git-gellerden sıyrılıp boşlukta karar kıldığıma delalettir. Nasıl boşluğun anlamı yok ise, şakanın da, şakaya verilen tepkilerin de anlamı kalmaz. Anlamın yerini anlamsızlık alır. Ve tam bu noktada hem kendi gerçekliğime hem de dışımdaki gerçekliğe karşı öylesine bir kayıtsızlık içine girerim ki gerçeğin o itiraz edilemez çekiciliğinin bile bir anlamı kalmaz artık.

 

Bir kişinin gerçeğe karşı kayıtsız kalması ise o kişinin başına gelebilecek en büyük belalardan biridir.

 

Yazdırılabilir SürümYazdırılabilir Sürüm

Yorum gönder

Yazara e-mail gönder



 

 

Yorumlar


 

 

 

 


 

Hüseyin SERDAR'ın yazıları 05.02.2008 tarihinden itibaren  defa okunmuştur. 

 
   
 

| AnaSayfa | Eğitim | Kültür-Sanat | Sosyoloji | Röportaj | Kitap | Bilişim | Sağlık | Dinler-Kültürler | Alıntı  | Arşiv | İletişim |

 
Copyright 2007 © İDEAL DÜŞÜNCE. All rights reserved.