|
Müslümanların Evliliğinde Kriter Ne Olmalı? |
|
|
|
|
Yazar İbrahim AKIN
|
|
Çarşamba, 10 Mart 2010 20:27 |
|
Allah bütün insanları İslam fıtratı üzerine yaratmıştır. Ancak şeytan, bu onurlu fıtratı bozarak insanların basitleşmelerine ve dünyaya meyilli yaşam sürmelerine vesile olmuştur. Bu dünyevi esaretten kurtulmanın tek yolu hak dini yaşamaktır. İnsanlar yalnızca İslam’ı yaşayarak sağlıklı bir akıl, ruh ve bedene sahip olabilirler. Cahiliye karakterinin görüş, düşünce ve yaşam tarzını red ederek bütün dünyevi zincirlerden kurtulan insan, hür düşünüp doğruyu ve yanlışı birbirinden ayırabilir. Bu yapıda bir kişi için çevredeki insanların telkin ve yaptırımları değil, yalnızca Allah’ın razı olacağı model esastır.
|
|
Çarşamba, 10 Mart 2010 20:42 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Dinç Bilgin'in hatırlattıkları |
|
|
|
|
Yazar Taha KIVANÇ
|
|
Çarşamba, 10 Mart 2010 20:17 |
Dinç Bilgin'in hatırlattıkları
Dönemsel takıntılarım vardır benim; bir ara 'istihbaratçı gazeteci' konusuna kafayı takmıştım. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) önemli isimlerinden Mehmet Eymür'ün "Doğrudur. Kodadı 'siyah' olup her hafta İstanbul'daki MİT bölgeye gelir, zarfını alırdı" diye anlattığı 'gazeteci' hakkında ne yazılsa hiç oralı olmadı.
|
|
Çarşamba, 10 Mart 2010 20:19 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Kur'an'la Korunan Kadınlar |
|
|
|
|
Yazar Fuat Türker
|
|
Pazartesi, 08 Mart 2010 08:29 |
|
Günümüzde dinden uzak cahiliye toplumlarında, kadın için ayrı, erkek için ayrı ahlak özellikleri belirlenir. Erkekten ve kadından beklenen kişilik ve karakter özellikleri tümüyle farklıdır. Bu toplumlarda Kur’an ahlakından habersiz olan kadınlar, genellikle toplum tarafından uygun görülen ve kuşaklar boyu aktarılarak bugüne gelen bir kadın karakterini yaşarlar.
Kur’an'da tarif edilen karakter ise ortak bir ‘mümin karakteri’dir. Bu karakterde erkeğin sorumlu olduğu tüm ahlak özelliklerinden kadın da sorumludur. Müminlerin yaşamları Allah sevgisi ve korkusu üzerine kurulmuştur ve öncelikli hedefleri Rabb'imizin hoşnutluğunu kazanmaktır.
|
|
Çarşamba, 10 Mart 2010 15:05 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Altuğ Öztürk
|
|
Cumartesi, 06 Mart 2010 15:54 |
|
Allah’ın emirlerini öğrenebileceğimiz tek kaynak olan Kuran’ı Kerim 1400 yıl önce peygamber efendimize vahyedilmiştir. İslamiyetin temellerinin anlatıldığı Kutsal Kitabımız Kuran, bugün insanlar tarafından titizlikle korunan, saygı duyulan ancak okunmayan bir kitap olarak raflarda ya da duvarlarda asılı halde korunmaktadır. Oysa Kuran bizlere öğüt almamız, Allah’ın emirlerini ve yasaklarını öğrenmemiz için indirilmiş bir rehberdir.
|
|
Çarşamba, 10 Mart 2010 15:04 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Haki DEMİR
|
|
Cumartesi, 06 Mart 2010 10:38 |
Tevhidi anlayışa sahip olmak, birçok problemi kaynağında çözme imkanını bahşediyor. Tevhit anlayışı, “merkezi hayat” kavrayışına mehaz teşkil ediyor. Merkezi hayat, “nizami hayatı” ilzam ediyor veya hayatın nizamını tesis ediyor. Tevhit, hayatın muvazene amili olduğu için “tevhidi anlayış”, hayatı tanzim etme maharetini kazandırıyor.
|
|
Cumartesi, 06 Mart 2010 10:40 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
İsrail mi Teslim Etti, ABD mi? |
|
|
|
|
Yazar Sabahattin TALU
|
|
Perşembe, 04 Mart 2010 18:48 |
Kenya’da yayın yapan Daily Nation gazetesi, Öcalan’ı Kenya’da yakalayıp Türkiye’ye teslim edenin MOSSAD olduğunu yazdı.
İddiaya göre; Apo’nun Suriye’den çıkartılmasını müteakip, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Kasım 1998’de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’dan Öcalan’ın yakalanması konusunda yardım istemiş, karşılık olarak ise; “katkılarının gizli kalması şartıyla” söz konusu talebe olumlu cevap verilmiş. MOSSAD, İtalya’dan başlayarak İspanya, Fas, Tunus, Suriye ve Portekiz’de Öcalan’ın izini sürmüş, buralardan sığınma izni alamayan Öcalan’ı, son durağı olan Kenya’daki Yunan elçiliğinde, CIA’nın da yardımıyla 16 Şubat 1999 tarihinde yakalayarak, Türk yetkililere teslim etmiş. 11 yıl sonra gelen iddia bu.
|
|
Perşembe, 04 Mart 2010 18:49 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Haberinizi Var mı, Çağın Değiştiğinden? |
|
|
|
|
Yazar Hüseyin ERKAN
|
|
Perşembe, 04 Mart 2010 18:44 |
benim gibi düşünmeyenlerin
bana düşündürdükleri
bütün servetim
Ahmet KORALTAN
(Sadece Hayat)
Geçen hafta, bende iz bırakan değerli konuklarımdan biri genç bir avukattı.
“Dediğim dedik, çaldığım düdük” demeden, her ziyaretçimle günün konularına değiniyorum.
Ben, fetva verirmişçesine konuşan değil, dinleyen rolüne soyunuyorum hep. Ara sıra sorular soruyorum yalnızca.
“Öğrenmenin en sağlam yoludur soru sormak” derler. Sanırım, doğru bu söz… Zira ben çok şeyler öğreniyorum hâlâ, daha çok sorup daha çok dinledikçe.
|
|
Perşembe, 04 Mart 2010 18:50 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Helin DEMİR
|
|
Çarşamba, 03 Mart 2010 12:16 |
Almanya'nın Leipzig kentinde bulunan Federal İdare Mahkemesi’nin 25 Şubat 2010 tarihinde, Almanya İçişleri Bakanlığı tarafından ülkede yayınları yasaklanan ROJ TV'nin şimdilik yayın yapmasına izin verdiği bildiriliyor. Mahkeme aldığı kararda, İçişleri Bakanlığı’nın kararının haklı gerekçeleri olabileceğini belirterek, televizyona getirilen yasağın Avrupa Hukukuna uygun olup olmadığının araştırılması için davanın Avrupa Adalet Divanı'na sevk edildiğini belirtiyor. Kararda, ROJ TV'nin merkezinin Danimarka'da bulunduğuna işaret edilerek, televizyon kanalının bu nedenle Danimarka tarafından kontrol edilmesi gerektiği görüşüne yer veriliyor. Avrupa Adalet Divanı'nın kararına kadar söz konusu kanalın Almanya'da yayın yapmasına izin verildiğine dikkat çekiliyor. Almanya İçişleri Bakanlığı’nın, terör örgütü PKK'nın propagandasını yaptığı gerekçesiyle 2008 yılında ROJ TV'ye Almanya'da yayın yasağı getirdiği de bilinenler arasında yer alıyor.
|
|
Çarşamba, 03 Mart 2010 12:18 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
YAPMAYIN POLİS ÂBİLER, YAPMAYIN HÂKİM BEYLER! |
|
|
|
|
Yazar Türkan ASLAN
|
|
Çarşamba, 03 Mart 2010 12:13 |
"Fal”a ve “büyü”ye ilgi duymayan bir kadın var mıdır bu dünyada?
Bana sorsalardı böyle bir soru:
“-Valla, dünyayı bilmem ama Türkiye’de yoktur” derdim.
Gerçekten de ister genç olsun, ister yaşlı; ister hiç okumamış olsun, ister üniversite mezunu; ister dindar olsun, ister ateist; ister köylü; ister kentli; ister yoksul, ister zengin, sonuç değişmiyor hiç.
|
|
Çarşamba, 03 Mart 2010 12:15 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Ertelemek İnkârda Bir Artıştır |
|
|
|
|
Yazar İbrahim AKIN
|
|
Çarşamba, 03 Mart 2010 07:53 |
|
Insanın nefsinde, yapmak istediği ve içinden geçen konuları daha ileriki bir zamana ertelemek gibi bir eğilim vardır. Kuran’da bildirildiği üzere, kendisi ile beraber tümA insanları cehenneme sürüklemek isteyen şeytan, özellikle hayır ve Allah rızası içeren amellerin ertelenmesi konusunda insanlara telkinler verir. Oysa en önemli sorumluluğu olan kulluk görevini ertelemek veya görmezden gelmek kişiyi bu sorumluluktan muaf tutmaz.
|
|
Çarşamba, 03 Mart 2010 09:19 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
|