| Şükür Aydınlarımıza! |
|
|
|
| Yazar Mehmet Fikri ALPASLAN |
| Cuma, 11 Aralık 2009 17:41 |
|
Şükür Aydınlarımıza! Mehmet Fikri ALPASLAN Selam çağdaş Türkiye’nin aydınlık geleceğini tahsis ve temininin zeminini hazırlayan hazırladığını zanneden zavallı aydınlarımıza... Halkıma rehber, ışık olan benim kolejlerde, adını sayamadığım yada telaffuz edemediğim üniversitelerde tahsil yapmış Avrupalar, Amerikalar görmüş, entellektüel aydınlarım. Her şeyin doğrusunu sizler bilirsiniz ve sizin yaptığınız hesaplar hiç bir zaman ve hiç bir şekilde şaşmaz çünkü siz bu milletin Aydınlarısınız, yarınlarının mimarı, vazgeçilmez unsurları baş taçımızsınız. Cumhuriyet’imizin kurulduğu tarihten bu yana, gelişen ekonomi, yüksek refah standartı, ahlaki çöküntüden bertaraf bir toplum, yozlaşmaktan kurtarılmış bir maneviyat, tecelli eden bir adalet sistemi, milletin efendisi bir köylü, iliklere işleyen bir hoşgörü ve terörsüz bir ülke inşasında bir iç/dış mimar olarak her Türk evladı size, sizin gibilere minnettardır ve adınızı tarihe altın harflerle yazmayı kendine bir borç bilmiştir. Ey benim yüksek şahsiyetli Aydınlarım; Bazılarınız Atatürk’ün arkasına sığınsa da, bazılarınız Atatürk’e sövse de, bazılarınız dini, beyinciğinize göre yorumlasa da, bazılarınız vatana dil uzatmakla popülizm akımına kapılsa da, siz bu milletin Aydınlarısınız! Sizlerin üzerine titreyen, adınızla ayakta durmaya çalışan, her zaman ayakta alkışlayan sizden daha aydın bir şahsiyet, bir kuruluş, bir birlik, bir aşiret ve bir medya var mı bu ülkede. Ey benim saf halkım, Aydın nedir? Kime denir? Kimlerdir? Bir sorun bakalım yakınlarınıza, eşinize dostunuza, çevrenize. Hiç şüphem yok ki, biraz mürekkep yalamış olanlar, şu profesör, bu yazar, O hoca, vb. İnsanları işaret edecektir, Aydınlığı duvarda asılı diploma üzerlerinde yazılı sanacaktır. Büyük bir zümre ise ünlülerden ve televizyon ekranında en çok karşılaştıkları kişilerden, hayat ve şöhretine özendiği ve kendine örnek almak istediği kişileri gösterecektir. Aydın olmak için hayatı derin yaşamak iyi veya kötü yaşantısından kesitler alarak doğru analizler yapmak doğru bilgi birikimini toplum ile paylaşmak, toplumun farklılıklarını anlamak, görmek, analiz etmek ve bu kurguları yaşama serpiştirebilmektir özü budur. Geçmişten geleceğe sağlam bir köprünün ayaklarıdır aydın insan. Şunu da unutmamak gerekir Aydın ile Uşak arasındaki mesafe deli ile veli arasındaki fark gibidir arada ince bir nüans vardır. Bilmiş ile aydın arasında da.
Şimdi size soruyorum; boğaza nazır bilgisayarın başında yazısını yazan mı benim Aydınım? Çocuklarının nafakası için sıcağın altında alnının terini silmek için mola veren köylüm mü saf? Oğlu alacağı jeep’in sırasını öne almak için, babası ihaleleri kaçırmamak için uykusuz kalan mı? Benim Aydınım, Öte yanda oğlu okul harçlığını çıkarmak için akşam ek iş arayan, babası evin kirasını ve yarınki aşını düşenmekten uykusuz kalan mı aptal? National Hospital da yağlarını aldıran hanım efendimi aydın? Traktör üzerinde böbrek taşı düşüren teyzem mi cahil? Paylaşmayı üniversitede çıktığı kız arkadaşıyla bölüştüğü sigara ile tanımlayan mı? Dört çocuklu bir babanın sofrasına konan beş köfteyi yavrularına eşit paylaştırmak için formül arayan mı namuslu? Kumar masasın da heyacan arayan, kaybettiği paraların hesabını bilmeyen sanatçı denilen müsveddeler mi? Aybaşında ödeyeceği taksitlerin hesabını yapan haram bilmeyen vatandaş mı?
Nedir bu çektiğimiz bunlardan, kimi hoca efendiler yobaz bir toplum oluşturma peşinde, kimi ilahiyatçı profesörler Dini aslından saptırma peşinde. Kimi entel görünümlü bukalemunlar bilmediği tanımadığı dininden utanmakta, birde utanmadan dil uzatmakta. Kimileri vatanına, milletine, ırkına ihaneti kelam saymakta, Kimi yazarlar beslendiği gazete ve TV kanalının kılıcını sallamakta. Kimi ne olduğu belirsiz fularlılar her ekolun her terminolojinin yorumunu yapmakta ukalaca ahkâm kesmekte. Kimi siyaset yapmak uğruna sopanın ucunda birilerine kukla olmakta… Kimileri bir ödül uğruna şerefini satmakta… Tek bir umudumuz kaldı; Hepinize Aydınlık bir Türkiye için, Kendini aydın zanneden bilmişlerin, Ecnebi uşaklarının takdiminden ve şerrinden uzak bir hayat temennisi ile… Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu, kopyalayip, sayfanize yapistirin. Preview : Powered by QuoteThis © 2008 |
| Cumartesi, 12 Aralık 2009 16:35 tarihinde güncellendi |
Yorumunuzu ekleyin
Giriş Formu
Kimler Sitede
Şu anda 61 ziyaretçi çevrimiçiAnket
Sözün Gücü
Son Videolar
| Sigaramın Dumanına Sarsam 2010-07-26 15:16:27 |
| Hoşçakal 2010-07-26 14:52:17 |
| Tv Net Gazze Fragman 2010-07-19 01:23:24 |
| Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm 2010-07-13 22:54:46 |
| Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy 2010-07-13 05:27:16 |
ANALİZ
Google Analytics Verilerine göre
9 Şubat 2006 / 28 Mayıs 2010
tarihleri arasında
İDEAL DÜŞÜNCE'ye
101
farklı ülkeden
112007
kullanıcı
156317
ziyaret gerçekleştirmiş
414149
sayfayı görüntülemiş
ortalama olarak sitede
4 dakika 02 saniye
geçirmişlerdir.
İstatistikler
Üye : 129İçerik : 2131
Web Bağlantıları : 331






![]() | Bugün | 589 |
![]() | Dün | 732 |
![]() | Bu hafta | 3689 |
![]() | Geçen Hafta | 6181 |
![]() | Bu Ay | 26135 |
![]() | Geçen Ay | 27075 |
![]() | Toplam | 267138 |
IP: 38.107.191.84
,
Bugün: Tem 30, 2010









































