| TYB İstanbul Şubesi Üyelerine Mektup-4 |
|
|
|
| Yazar Cafer VAYNİ |
| Cuma, 05 Şubat 2010 20:51 |
|
KIZLARAĞASI’NDAN MANZARALAR
Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nin Saygıdeğer Üyeleri, Biz mücadelemizi ilkeler ve mevzuat üzerinde yürütüyoruz. Koca Sinan’ın yapısını bu hale düşüren zihniyet üyemiz olsun ya da olmasın herkese aleyhimizde propaganda yapıyorlar. Bunların somut bilgi ve belgeleri elbette bizde var. Bizim üyelerimizle ilişkimiz gönül ilişkisidir. Yazarları biz iyi tanıyoruz. Onlar da insanları objektif değerlendirirler. Bu nedenle hiçbir üyemize anti propaganda yapmadık ve yapmayacağız. Arkadaşlarımızın yanılgısı yazarlarımızı sanırım normal seçmen olarak algılamaları. Hâlbuki yazarlara yapılacak olan propaganda ters teper. Biz bunu gayet iyi biliyoruz. Üyelerimiz objektif bir biçimde gönlü, vicdanı ve aklı ile doğru kararı elbette vereceklerdir. Nitekim onların etkileme yönündeki çabaları üyelerimizin, bize olan teveccühü artırıyor. Bu nedenle Pazar günü Türkiye Yazarlar Birliği tarihinin en görkemli tablosuyla karşınıza çıkacağız. Bir üyemizin ekmeği ve bizim listemiz arasında baskı ile tercihte bulunma noktasına getirilmesi çok çirkin bir durumdur. Bir kişinin ekmeği ile oynanması asla kabul etmiyoruz. İnsan olan hiç kimseye yakışmaz. Sanırım tercihte kararsız olan dostlarımızın kararında da bu durum etkili olacaktır. Böylesine sokak siyaseti mantığıyla hareket etmektense, üyelerimize yönelik neler yaptığınızı anlatsanız ya? Bu konuda barutunuz ve merminiz olmadığı için bu tür şeylere tevessül etmeniz niye? Şu ana kadar yazı ve söylemlerimin içerisinde sizlerin kişiliğinize dair hiçbir şey söylemedim. Bizim mücadelemizin temeli, ilkeler ve üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumaktır. Bu anlamda üyelerimizin her biri hangi siyasi düşünce, felsefe ve inanca sahip olurlarsa olsunlar bizim için pırlantadır. Bu pırlantalıkları da üye olma hakkını kazandıklarındandır. Bu nedenle üyelerimizle ilgili her hangi bir yorum yapmak ve ithamda bulunmadan hicap duyarız. Sizler, listemizi parçalamaya çalışırken, daha da güçlendirdiğinizi Pazar günü göreceksiniz. İnsanların geçen Pazar günü burunlarını sızlatan rutubet kokusunun içine girdiği medresemizin asırlara meydan okumasına rağmen, sizin on yılınıza dayanamadığını anlatsanıza üyelerimize.2008 yılında İTO’nun 350.000.-Lira harcayarak restore ettirdiği medrese bugün ne halde. Seçim için gelen dostlara tavanlara bakmalarını öneririm. Koca Sinan’ın eserinin ne hale getirildiğini anlayabilirler. Yağmur yağdığı zaman dışarıdan daha fazla medreseye doluyor. Sizle helalleşerek niye ayrıldım sanıyorsunuz? Hiç bir şeyiniz dernekler Kanunu’na, yönetmeliğe ve Tüzüğe uygun değil. Gelen evrak defterinize en son kayıt 1997’de girmiş. Üye kayıt defteriniz başta olmak üzere her şeyiniz usul ve yasalara uygun tutulmamış. Bunları anlatsanız ya? 1993’ten bu yana en az beş kişi yönetim ve denetim kurullarında üye olmadığı halde yer almış. Bu kişilerin hepsini tespit ettim. Yine sizin geçen Pazar günü oldubittiye getirerek seçtiğiniz divana niye fazla itiraz etmedik sanıyorsunuz. Çünkü birçok kongre idare ettiğini söyleyen Av. Ramazan ARITÜRK ile diğer Ramazan üyemiz değildi de ondan dolayı. İnşallah bu durumlar yargıya gitmez de kurumumuz da yara almaz. Sizlerde bilirsiniz ki yargı kararları kamuoyunda çok etkili olabiliyor. Yine geçmişte çay ocağına bakan şahıs bir üyemizi süpürge ile kovalayıp, başka bir üyemize saldıracak şekilde hakaret etmedi mi? Şimdiki vatandaş “burada yazar yok ki” diye nara atmıyor mu? Bütün bunları üyelerimizin bilmediğini mi sanıyorsunuz. Bizim ana tezimiz sizlerin kurumu iyi yönetemediğiniz yönündedir. Bir kaç gündür değindiğim konuların ortak noktası budur. TYB İstanbul Şubesi’ni on yıldır iyi yönetemediniz. Kanuna, yönetmeliğe ve tüzüğe uygun hareket etmediniz. Tersinde ısrar etmeniz kurumumuza zarar verir. Tüzüğümüzün 19. Maddesini size hatırlatayım: “Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri, malî imkân sağlanılmasına ilişkin işlerde Derneğin karşısında taraf olamazlar” der. Bir kurumumuz şu ana kadar TYB İstanbul Şubesi’nde 224 iş ve işlem gerçekleştirdi. İhaleli olan bu iş ve işlemler karşılığı kurumumuza en 150.000.-Lira gelir gelmesi gerekirken, bir kuruş dahi kayıtlarda yer almıyor. Malî imkân sağlanılmasına ilişkin işlerde Derneğin karşısında taraf olmanızı nasıl açıklayacaksınız. Çünkü konu her türlü yoruma açık haldedir… Yarın akşam (büyük ihtimalle) bu konuyu irdeleyeceğim. Büyük ihtimalle dememin nedeni açıklamalarım, acaba derneğimize zarar verir mi? Sorusuna zihnimde cevap bulamadığımdan kaynaklanıyor. Saygılarımla. Cafer VAYNİ Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu, kopyalayip, sayfanize yapistirin. Preview : Powered by QuoteThis © 2008 |
| Cuma, 05 Şubat 2010 20:52 tarihinde güncellendi |
Yorumunuzu ekleyin
Giriş Formu
Kimler Sitede
Şu anda 64 ziyaretçi çevrimiçiAnket
Sözün Gücü
Son Videolar
| Sigaramın Dumanına Sarsam 2010-07-26 15:16:27 |
| Hoşçakal 2010-07-26 14:52:17 |
| Tv Net Gazze Fragman 2010-07-19 01:23:24 |
| Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm 2010-07-13 22:54:46 |
| Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy 2010-07-13 05:27:16 |
ANALİZ
Google Analytics Verilerine göre
9 Şubat 2006 / 28 Mayıs 2010
tarihleri arasında
İDEAL DÜŞÜNCE'ye
101
farklı ülkeden
112007
kullanıcı
156317
ziyaret gerçekleştirmiş
414149
sayfayı görüntülemiş
ortalama olarak sitede
4 dakika 02 saniye
geçirmişlerdir.
İstatistikler
Üye : 129İçerik : 2131
Web Bağlantıları : 331






![]() | Bugün | 555 |
![]() | Dün | 732 |
![]() | Bu hafta | 3655 |
![]() | Geçen Hafta | 6181 |
![]() | Bu Ay | 26101 |
![]() | Geçen Ay | 27075 |
![]() | Toplam | 267104 |
IP: 38.107.191.84
,
Bugün: Tem 30, 2010









































