You are here:   İdeal Düşünce Misafir Kalemler Hz. Resul-ü Ekrem (s.a.v.) in Hayatından Bir Kıssa

Yazarlarımızın Eserleri

JT Slayt Gösterisi modülü resimleri yüklüyor. Lütfen bekleyiniz...
Entegre Muhafazakar - Vedat ÖZCANDiyaloğun Acı Meyveleri - Vedat ÖZCANHikayelerle Karakter Eğitimi - Vedat ÖZCANBelediyelerde Proje Yönetimi - Akif ÇARKÇIKent Yönetimine Farklı Bakışlar - Akif ÇARKÇIYaşamak Zamanı - Hüseyin ERKANCam Kırığı Sancım - Türkan ASLANYerel Siyaset Üzerine Söyleşiler - Akif ÇARKÇIUlusal Kalkınma İçin Yerel Teklifler - Akif ÇARKÇIYeni Kamu Yönetimi Çağında... - Akif ÇARKÇIAkıl Eğitimi - 1 Teori - Haki DEMİRAkıl Eğitimi - 2 Pratik - Haki DEMİRAklı Geliştirmenin Yolları - Haki DEMİRAklı Güçlendirmenin Yolları - Haki DEMİRBeyni Güçlendirmenin Yolları - Haki DEMİRHayata Karşı Mukavemet Usulleri - Haki DEMİRİnsanları Keştefmenin Yolları - Haki DEMİRMukavemet Merkezleri - Haki DEMİRZekayı Kullanabilme Metodu - Haki DEMİRLatifeler&Letaif - Ebubekir AYTEKİN

Anket

Anayasa değişikliği oylamasında oyunuz ne olacak?
 
Hz. Resul-ü Ekrem (s.a.v.) in Hayatından Bir Kıssa PDF Yazdır E-posta
Yazar Hurşid NASIRİ   
Salı, 14 Ekim 2008 22:45
4.0/5 (2 oy)
Hz. Resul-ü Ekrem (s.a.v.) in Hayatından Bir Kıssa
Bir Namaz
Hurşid NASIRİ
Selime üç aydır mescide gidemiyordu. Ezan sesini duyduğunda, her zamankinden daha çok mescide gitme arzusu uyanıyordu onda...   Çok, ama çok özlemişti mescidi, orada kılınan o muazzam cemaat namazlarını... Bebeğini dünyaya getireli üç ay olmuştu. Onu yanına bırakıp gideceği kimsesi olmadığından, bu müddet zarfında mescidden ve cemaat namazından bütünüyle mahrum kalmıştı. Kocası seyyar satıcıydı; hurma satardı, evinin geçimini sağlayabilmek için sabah erkenden evden çıkar, akşama değin Medine sokaklarını dolaşır dururdu... Bu sebeple de ne ev işlerine yardımcı olabilecek vakti vardı; ne de bebeğe bakması için bir dadıya verecek parası... Selime buna rağmen, hayatından memnundu. Fakat yine de ezan sesi kulağına çalındığında bir garip hüzün çöküveriyordu yüreciğine... Resulullah’ın -sav- mescide hayat veren o sımsıcacık yumuşak sesini hatırlıyordu hemen... Ezan sesini duyduğunda, tıpkı geçmiş günlerde olduğu gibi çabucak mescide gidip cemaate katılabilmeyi ne kadar da arzuluyordu... Ne yazık ki bu arzu, üç aydır yüreğinde kalmıştı sadece.
Üç ay önce doğum yapmıştı, Onun ilk çocuğuydu bu... Yavrucak hep ağlıyordu, rahatsızdı, susmak bilmiyordu bir türlü... Bu yüzden Selime genellikle çok yorgun ve uykusuzdu. Mescide gidip cemaate katılır ve Resulullah'ın -sav- ardında namaza duracak olursa bütün yorgunluğunu unutacağını, içinin mutlulukla dolup, yeniden neşesine kavuşacağını bilmiyor değildi. Fakat bebeği kime bırakacaktı? Kimsesi yoktu ki...
Hava kararmak üzereydi. Tam o sırada ezan-ı Muhammedî sesi Medine semalarında çınladı: "Allah-u Ekber!"...
Selime'nin yüreğine o aşina hüzün bulutu çökmüştü yine... Gözleri bebeğine takıldı, bakışlarını ondan ayırmaksızın bütün varlığıyla ezanı dinlemeye başladı... Yavrucak uyuyordu, soluk alışları pek sakindi bugün... Selime'nin tahammülü kalmamıştı artık, Resulullah'ın -sav- cemaatine katılmalıydı. Aceleyle yerinden doğrulup abdest aldı, giyinip örtündükten sonra itinayla yavrusunu kucağına alıp evden çıktı. Hızlı adımlarla mescide doğru yürümeye başladı. Heyecanla etrafına bakındı; adımları âdeta kendiliğinden mescide sürüklüyordu onu şimdi. Tedirgindi, cemaate yetişebilecek miydi acaba? Mescidin kapısına vardığında rahat bir nefes aldı, namaz henüz başlamamıştı. Cemaate yetişebilmenin verdiği coşkun bir mutlulukla mescide girdi. Bu sırada kucağındaki yavrusuna takıldı gözleri, uyanmıştı; gözlerinin içi gülüyormuşçasına tatlı bakışlarıyla gülümsüyordu annesine. Selime'nin sevincine diyecek yoktu, "Keşke daha önce akıl edebilseydim bunu!" diye söylendi kendi kendine, "Boşuna sıkmışın kendimi demek ki... Daha önce de çocuğumu yanıma alır, mescide gelebilir ve cemaatle namaz kılabilirdim pekâlâ... Hem de Resulullah'ın arkasında... Onun imametinde kılacağım bir rekât namaz bile büyük ganimettir bana! Onunla cemaat kılmak varken, evde tek başına nasıl kılabildim namazlarımı bunca süre?!"
Birden müezzinin "Namaz başlıyor, acele edin!" diye bağırdığını duydu. Çabucak kendini toparlayıp saflara doğru yürüdü, bir safta durup boş bir yer aramaya başlamıştı ki Resulullah'ın -sav- tekbir sesini duydu. İftitah tekbiriydi bu, namaz başlamıştı.
Selime, bebeğini yavaşça yere, mescit zeminine serilen yegâne örtü olan hasırın üzerine bıraktı. Çocuk sakindi... İçinden, namaz bitinceye kadar onun böylece sakin durmasını ve üç aydır cemaat namazı kılamayan annesinin bunca özlemden sonra ilk namazını gönül huzuruyla kılmasına izin vermesini diledi. Ardından, hemen hazırlanıp tekbir getirerek namaza durdu.
Resulullah'ın -sav- gönüllere hayat veren, kalpleri huzurla dolduran sesi duyuluyordu şimdi... Onun sesinden başka çıt yoktu mescidde... Mescidin duvarları, dışarıdaki kuşlar, hatta gökyüzü bile onu duyabilmek için susmuştu âdeta. Selime, Resulullah'ın -sav- tilâvet ettiği Hamd Suresi'ni dinliyordu bütün varlığıyla... Bu sureyi Resulullah'ın -sav- ağzından duyabilmek, üç aydır nasip olmamıştı ona... Allah Resulü, Hamd Suresi'nin ayetlerini sakince, tane tane okumaktaydı. Selime'nin kalbi, tarifi imkânsız bir coşkuyla gark olmuş, sınırsız bir huzura gömülmüştü.
Namazın üçüncü rekâtı bitmişti şimdi, Resulullah'ın -sav- tekbir sesiyle herkes rükuya vardı: "Subhân-e rabbiy'el âzimî ve bihamdih..."
"Allah-u Ekber!"
İşte tam bu sırada... Tekbir sesinin hemen ardından ansızın yükselen bir bebek çığlığı, mescidin bütün sessizliğini bozuverdi...
Selime'nin bebeğiydi bu! Dünya başına yıkılmıştı birden sanki... Mescidin huzur veren sessizliği, onun bebeğinin çığlıklarıyla bozulmuştu işte! Pek utandı, ne yapabilirdi ki? Namazını bozamazdı, bebeğin çığlıklarıysa dinmek bilmiyordu hiç! Selime, namazın nasıl bittiğini anlayamadı; mahcubiyetten kıpkırmızı olmuştu yüzü. Bebeğini mescide getirmek suretiyle namaz sırasında herkesin huzurunun kaçmasına sebep olduğunu düşündükçe mahcubiyeti artıyor, çocuğunu mescide getirdiği için kendisini lanetliyordu. Bütün dileği, namazını bir an önce bitirip çocuğunu alarak, mescitten hemen uzaklaşabilmekti.
"Allah-u Ekber!"
Herkes doğrulmuştu, Selime de doğruldu. Çocuk hâlâ ağlıyordu...
Namazın ikinci rekâtı çok çabuk bitmişti. Resulullah -sav- Hamd Suresi'nin ayetlerini aceleyle okumuş, rükû ve secdeyi de çabucak tamamlamıştı. Namazın üçüncü rekâtı da her gün alışılagelen süreden daha erken bitti.
Selime'nin bebeği bermutat ağlamaktaydı. Ne yapacağını bilemiyordu; aklı hep bebeğinin yanında olduğundan, Resulullah'ın -sav- o gün namazı çok erken bitirdiğini fark edemedi. Selime, bebeğinin namaz kılanları rahatsız ettiği, mescidin huşu'sunu dağıttığı düşüncesiyle üzgün ve mahcup bir halde çocuğunu alıp çabucak mescitten çıkmayı tasarlarken ansızın Resulullah'ın -sav- gülümseyen çehresiyle karşılaştı! Resulullah -sav- Selime'nin bebeğinin yanına diz çökmüş, ona bakarak gülümsüyorlardı! Allah Resulü'nün mütebessim çehresini gören bebek hemen sakinleşivermişti, artık ağlamıyordu.
Mesciddeki cemaat, o gün namazın bir hayli erken bitmesini şaşkınlıkla karşılamış, buna bir anlam verememişlerdi. Resulullah'ın -sav- namaz biter bitmez kalkıp gittiğini görünce ise şaşkınlıkları bir kat daha arttı. Resul-ü Ekrem -sav- çok geçmeden geri dönmüştü, hemen etrafına toplanıp bu davranışının hikmetini sordular. Hz. Peygamber, "Duymadınız mı?" buyurdular, "Bir bebek ağlıyordu..."
Mescidde bulunanlar, o bebeğe yardımcı olabilmek için Resulullah'ın -sav- namazı erken bitirdiğini anladılar.
Selime, mahcup değildi artık... Bebeğini şefkatle kucaklarken "seni gidi yaramaz..." diye mırıldandı, "Öylesine ağlayıp şamata kopardın ki, Resulullah -sav- bizzat ilgilendi seninle. Büyüdüğün zaman bu olayı hatırlatacak ve Resulullah'ın -sav- çocukları ne kadar sevdiğini anlatacağım sana."
Bu makaleyi sitenize eklemek icin tiklayin.

Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu,
kopyalayip, sayfanize yapistirin.




Preview :


Powered by QuoteThis © 2008
Salı, 14 Ekim 2008 22:53 tarihinde güncellendi
 

Yorumunuzu ekleyin

İsminiz (Rumuzunuz):
YOUREMAIL:
Başlık:
Yorum:

Giriş Formu



Kimler Sitede

Şu anda 87 ziyaretçi çevrimiçi

Haber Kanalları

Anket

Bugün seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz?
 

Sözün Gücü

Yeni Sayfa 1

Son Videolar

Sigaramın Dumanına Sarsam
Sigaramın Dumanına Sarsam
2010-07-26 15:16:27
Hoşçakal
Hoşçakal
2010-07-26 14:52:17
Tv Net Gazze Fragman
Tv Net Gazze Fragman
2010-07-19 01:23:24
Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm
Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm
2010-07-13 22:54:46
Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy
Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy
2010-07-13 05:27:16
Yeni Sayfa 1

ANALİZ

Google Analytics Verilerine göre

9 Şubat 2006 / 28 Mayıs 2010

tarihleri arasında

İDEAL DÜŞÜNCE'ye

101

farklı ülkeden

112007

kullanıcı

156317

ziyaret gerçekleştirmiş

414149

sayfayı görüntülemiş

ortalama olarak sitede

4 dakika 02 saniye

geçirmişlerdir.

 

İstatistikler

Üye : 129
İçerik : 2131
Web Bağlantıları : 331
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün622
mod_vvisit_counterDün732
mod_vvisit_counterBu hafta3722
mod_vvisit_counterGeçen Hafta6181
mod_vvisit_counterBu Ay26168
mod_vvisit_counterGeçen Ay27075
mod_vvisit_counterToplam267171

Online (20 dakika önce): 20
IP: 38.107.191.82
,
Bugün: Tem 30, 2010
JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval