You are here:   İdeal Düşünce Yazarlar Hüseyin ERKAN Ne Güzel Bir Bayram Hediyesi

Yazarlarımızın Eserleri

JT Slayt Gösterisi modülü resimleri yüklüyor. Lütfen bekleyiniz...
Entegre Muhafazakar - Vedat ÖZCANDiyaloğun Acı Meyveleri - Vedat ÖZCANHikayelerle Karakter Eğitimi - Vedat ÖZCANBelediyelerde Proje Yönetimi - Akif ÇARKÇIKent Yönetimine Farklı Bakışlar - Akif ÇARKÇIYaşamak Zamanı - Hüseyin ERKANCam Kırığı Sancım - Türkan ASLANYerel Siyaset Üzerine Söyleşiler - Akif ÇARKÇIUlusal Kalkınma İçin Yerel Teklifler - Akif ÇARKÇIYeni Kamu Yönetimi Çağında... - Akif ÇARKÇIAkıl Eğitimi - 1 Teori - Haki DEMİRAkıl Eğitimi - 2 Pratik - Haki DEMİRAklı Geliştirmenin Yolları - Haki DEMİRAklı Güçlendirmenin Yolları - Haki DEMİRBeyni Güçlendirmenin Yolları - Haki DEMİRHayata Karşı Mukavemet Usulleri - Haki DEMİRİnsanları Keştefmenin Yolları - Haki DEMİRMukavemet Merkezleri - Haki DEMİRZekayı Kullanabilme Metodu - Haki DEMİRLatifeler&Letaif - Ebubekir AYTEKİN

Anket

Anayasa değişikliği oylamasında oyunuz ne olacak?
 
Ne Güzel Bir Bayram Hediyesi PDF Yazdır E-posta
Yazar Hüseyin ERKAN   
Çarşamba, 02 Aralık 2009 15:43
0.0/5 (0 oy)

Adalet, müsavat, hürriyet demeye

    Sadece yürek ister.

                               Metin ELOĞLU

 

Kurban Bayramı öncesi, güzel bir hediye aldık yine milletçe.

“Nerden ve kimden mi?” dediniz.

Danıştay’ımızın 8. Dairesi’ndeki yüksek hâkimlerimizden…

Herkes gibi ben de öyle sevindim, öyle gururlandım ki, sevinç gözyaşları aktı gözlerimden.

Niçin sevinmeyeyim, niçin gurur duymayayım ki, YÖK’ün: “Hangi liseden mezun olursa olsun, en yüksek puanı kim alırsa o girsin üniversiteye.” diyen “haksız ve adaletsiz” kararını oybirliği ile iptal etti Danıştay’ımız!

Bundan daha büyük ödül, bundan daha değerli bir hediye ne olabilirdi?

AK Parti iktidarından önceki hükümetlerimiz ve Gül’den önceki cumhurbaşkanları-

mızın seçtiği YÖK üyeleri ne güzel, ne doğru, ne adaletli kararlar alıyordu.

Sözgelişi, Gül’ün Cumhurbaşkanı olmadan önceki YÖK: “Normal lisede okuyan öğrenci ile meslek lisesinde okuyan eşit olamaz.” diyordu haklı olarak!

“Neden mi olamaz?” diyorsunuz.

Olamaz efendim, olamaz işte!

Bir avukatın lisede okuyan oğlu ile Köylü Mehmet Efendi’nin İmam Hatip Lisesi’nde okuyan oğlu, nasıl eşit olabilirmiş ki?

Bir doktorun lisede okuyan kızı ile kapıcı Ali Efendi’nin Kız Meslek Lisesinde okuyan kızını nasıl eşit kabul edebilirsiniz siz?

İşte bu haklı gerekçeleri göz önünde bulunduran “Cumhuriyetçi”, “Atatürkçü” ve “laik” üyelerden oluşan önceki YÖK’lerimiz: “Köylü Mehmet Efendi’nin oğlu ile kapıcı Ali Efendi’nin kızı ÖSS sınavından daha fazla puan almış olsalar bile avukatın ve doktorun çocuğundan önce üniversiteye girme hakkını kazanamaz.” diye koymuştu kuralı.

Güzel de, bunu böyle açıkça yazsalar, söyleseler, olmazdı elbette.

Gerçekten de çok zeki ve çok bilgili insanlar seçildiği için YÖK’e, oturup uzun uzun düşünüp çalışarak kitabına uydururlar bunu.

Nasıl mı?

Şöyle bir formül icat edilir sözgelişi:

“Düz liselerden mezun olanların aldıkları puanlar 4’le, meslek liselerinden mezun-ların puanları 3’le çarpılır; çıkan sonuç, öğrencinin kazandığı puan kabul edilir.”

Şeytana pabucunu ters giydirecek ne zekice bir “buluş”, ne güzel bir “formül” bu! (Uluslararası bir “buluş yarışması” yapılsa, inanın, bu formülle biz birinci oluruz.)

Uygulama nasıl oluyor, ona bakalım şimdi:

ÖSS sınavında Mehmet Efendi’nin oğlu 90, Ali Efendi’nin kızı 85 puan alırken, avukatın oğlu 70, doktorun kızı da 75 puan almış olsun.

Herhangi bir formül uygulanmasa, imam hatipli ve “kız enstitülü” öğrenci, istedikleri fakültelere (sözgelişi tıbba, hukuka, mühendisliğe) girebilecekken, avukatın oğlu ile doktorun kızı bu fakültelerde okuyamayacaklar.

Bu durum, hakka ve hukuka uygun olmadığı için, 2000 yıllarından önceki YÖK’ümü-zün formülünü uygulayalım biz en iyisi.

Meslek Liselerinde okuyanların puanını 3, düz liselerde okuyanlarınkini 4’le çarpınca, sonuç aynen şöyle olur:

Kapıcının kızı 255, köylünün oğlu 270, avukatın oğlu 280, doktorun kızı 300 puan…

Yani avukatın oğlu ve doktorun kızıdır; üniversite sınavını kazanan.

Meslek lisesinde okuyanlar, 270’ten fazla puan alamadıkları için, üniversitede okuma hakkını elde edememişlerdir!

Hakka, hukuka, vicdana uygun olduğu kadar kitabına da uygundur bu!

Ancak, bazı kendini bilmez yurttaşlarımız, bu uygulamanın hakka ve hukuka uygun olmadığını ileri sürerek Danıştay’da dava açmasın mı?

Yasa ve yönetmelikleri inceleyen Danıştay’ımız:

“YÖK’ün aldığı bir kararı, bizim iptal etmeye ya da değiştirmeye hakkımız ve yetkimiz yoktur.” diye bir hüküm verince, dava edenlerin bütün umutları söner.

O formülü icat edip uygulayan YÖK de, Danıştay’ımız da çok haklı bence!

Köylü Mehmet Efendi’nin oğlu, avukat olmayı, kaymakam ve vali olmayı aklının köşesinden bile geçirmemelidir elbette.

İmam olmak, mevlüt okumak, ölü yıkamak neyine yetmez onun?

Kapıcı Ali Efendi’nin kızından bize ne!..

Dikişçi, nakışçı olmak varken, tıp’ta, mühendislikte ne işi varmış ki?

Haddini bilmeli herkes, değil mi ya!

İşte böyle güzel işleyen bir düzeni, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı olduktan sonra seçtiği üyelerin çoğunlukta olduğu YÖK, değiştirmesin mi?

Neymiş efendim?

ÖSS’ye giren öğrencinin hangi okulda okuduğuna bakılmamalıymış hiç.

Demek istiyorlar ki yani, Mehmet Efendi’nin oğlu ve Ali Efendi’nin kızı, bir puan bile fazla alsa avukatın ve doktorun çocuğundan, onlar girsin üniversiteye.

Olur mu hiç böyle şey!

Nasıl dayanır, bu haksızlığa vicdan!

Sağ olsunlar,  var olsunlar, İstanbul Barosu bu haksızlığın düzeltilmesi için, hemen dava açtı Danıştay’a.

Dosyayı inceleyen yüksek hâkimlerimiz, İstanbul Barosunu haklı bularak YÖK’ün “her öğrenci eşittir” diyen kararını  “oybirliği” ile geçersiz saydı.

Oh be, yüreğim yağ bağladı bir kez daha!

İyi ki Ankara’da Yüksek Hâkimler var…

Genel seçimde % 47 oy alarak TBMM’de çoğunluğu ele geçirdim diye ordu ve CHP istemediği halde; Cumhuriyet, Milliyet ve Hürriyet gazeteleri istemediği halde Gül’ü Cumhurbaşkanı seçebilirsiniz ama her istediğinizi yapamazsınız beyler!

Yok efendim, eşitlikmiş…

Laf ola, beri gele…

“Eşitlik, eşit insanlar arasında olur ancak.” diye ne güzel ifade edilmiş!

Dava açan İstanbul Barosu da, YÖK kararını iptal eden Danıştay’ımız da hukuk tarihine geçmeyi hak etmişlerdir bence!

Anayasa Mahkemesi ve askeri mahkemelerin verdikleri hükümlere bakarak: “Türki-

ye’ de Hukuk iflas etmiştir.” diyen kötü niyetli şom ağızlılar, Danıştay 8. Dairesinin oybirliği ile aldığı bu son karara da “yanlış, haksız, adaletsiz” deyin de yırtayım ağzınızı!

Bize böylesine güzel bir bayram hediyesi veren Danıştay’ımızı: “Bu karar ideolojiktir.” diye eleştiren Başbakan Erdoğan’a gel de kızma sen şimdi!

adges:p} Bu makaleyi sitenize eklemek icin tiklayin.

Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu,
kopyalayip, sayfanize yapistirin.




Preview :

Ne Güzel Bir Bayram Hediyesi
Çarşamba, 02 Aralık 2009

Powered by QuoteThis © 2008
Çarşamba, 02 Aralık 2009 15:47 tarihinde güncellendi
 
Yorumlar (1)
hukuksal hediyeler
1 Perşembe, 03 Aralık 2009 16:27
nazmiye yanık
Herkese açık bir yarışmada sen kispet, şalvar giydin 10 metre geriden başla demek bir baskı, yetersiz insanların ülke yönetimine gelebilmesidir.Ülkeye zarar vermektir. Hukuk ayıbıdır.Aynı zamanda ülkeye zarar veren, hatta insanın en temel yaşam hakkını gaspeden, zararlı insanların ayaklarına kadar giderek ,suçsuz ve kahraman ilan edilmesi başka bir hukuk ayıbıdır. Siz hangisini alırsınız? Bana görelik arzedeni mi? Eşit insanlar kişi ve duruma göre değişebilir mi?

Yorumunuzu ekleyin

İsminiz (Rumuzunuz):
YOUREMAIL:
Başlık:
Yorum:

Giriş Formu



Kimler Sitede

Şu anda 62 ziyaretçi çevrimiçi

Haber Kanalları

Anket

Bugün seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz?
 

Sözün Gücü

Yeni Sayfa 1

Son Videolar

Sigaramın Dumanına Sarsam
Sigaramın Dumanına Sarsam
2010-07-26 15:16:27
Hoşçakal
Hoşçakal
2010-07-26 14:52:17
Tv Net Gazze Fragman
Tv Net Gazze Fragman
2010-07-19 01:23:24
Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm
Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm
2010-07-13 22:54:46
Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy
Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy
2010-07-13 05:27:16
Yeni Sayfa 1

ANALİZ

Google Analytics Verilerine göre

9 Şubat 2006 / 28 Mayıs 2010

tarihleri arasında

İDEAL DÜŞÜNCE'ye

101

farklı ülkeden

112007

kullanıcı

156317

ziyaret gerçekleştirmiş

414149

sayfayı görüntülemiş

ortalama olarak sitede

4 dakika 02 saniye

geçirmişlerdir.

 

İstatistikler

Üye : 129
İçerik : 2131
Web Bağlantıları : 331
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün590
mod_vvisit_counterDün732
mod_vvisit_counterBu hafta3690
mod_vvisit_counterGeçen Hafta6181
mod_vvisit_counterBu Ay26136
mod_vvisit_counterGeçen Ay27075
mod_vvisit_counterToplam267139

Online (20 dakika önce): 18
IP: 38.107.191.80
,
Bugün: Tem 30, 2010
JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval