| Ne Güzel Bir Bayram Hediyesi |
|
|
|
| Yazar Hüseyin ERKAN |
| Çarşamba, 02 Aralık 2009 15:43 |
|
Adalet, müsavat, hürriyet demeye Sadece yürek ister. Metin ELOĞLU
Kurban Bayramı öncesi, güzel bir hediye aldık yine milletçe. “Nerden ve kimden mi?” dediniz. Danıştay’ımızın 8. Dairesi’ndeki yüksek hâkimlerimizden… Herkes gibi ben de öyle sevindim, öyle gururlandım ki, sevinç gözyaşları aktı gözlerimden. Niçin sevinmeyeyim, niçin gurur duymayayım ki, YÖK’ün: “Hangi liseden mezun olursa olsun, en yüksek puanı kim alırsa o girsin üniversiteye.” diyen “haksız ve adaletsiz” kararını oybirliği ile iptal etti Danıştay’ımız! Bundan daha büyük ödül, bundan daha değerli bir hediye ne olabilirdi? AK Parti iktidarından önceki hükümetlerimiz ve Gül’den önceki cumhurbaşkanları- mızın seçtiği YÖK üyeleri ne güzel, ne doğru, ne adaletli kararlar alıyordu. Sözgelişi, Gül’ün Cumhurbaşkanı olmadan önceki YÖK: “Normal lisede okuyan öğrenci ile meslek lisesinde okuyan eşit olamaz.” diyordu haklı olarak! “Neden mi olamaz?” diyorsunuz. Olamaz efendim, olamaz işte! Bir avukatın lisede okuyan oğlu ile Köylü Mehmet Efendi’nin İmam Hatip Lisesi’nde okuyan oğlu, nasıl eşit olabilirmiş ki? Bir doktorun lisede okuyan kızı ile kapıcı Ali Efendi’nin Kız Meslek Lisesinde okuyan kızını nasıl eşit kabul edebilirsiniz siz? İşte bu haklı gerekçeleri göz önünde bulunduran “Cumhuriyetçi”, “Atatürkçü” ve “laik” üyelerden oluşan önceki YÖK’lerimiz: “Köylü Mehmet Efendi’nin oğlu ile kapıcı Ali Efendi’nin kızı ÖSS sınavından daha fazla puan almış olsalar bile avukatın ve doktorun çocuğundan önce üniversiteye girme hakkını kazanamaz.” diye koymuştu kuralı. Güzel de, bunu böyle açıkça yazsalar, söyleseler, olmazdı elbette. Gerçekten de çok zeki ve çok bilgili insanlar seçildiği için YÖK’e, oturup uzun uzun düşünüp çalışarak kitabına uydururlar bunu. Nasıl mı? Şöyle bir formül icat edilir sözgelişi: “Düz liselerden mezun olanların aldıkları puanlar 4’le, meslek liselerinden mezun-ların puanları 3’le çarpılır; çıkan sonuç, öğrencinin kazandığı puan kabul edilir.” Şeytana pabucunu ters giydirecek ne zekice bir “buluş”, ne güzel bir “formül” bu! (Uluslararası bir “buluş yarışması” yapılsa, inanın, bu formülle biz birinci oluruz.) Uygulama nasıl oluyor, ona bakalım şimdi: ÖSS sınavında Mehmet Efendi’nin oğlu 90, Ali Efendi’nin kızı 85 puan alırken, avukatın oğlu 70, doktorun kızı da 75 puan almış olsun. Herhangi bir formül uygulanmasa, imam hatipli ve “kız enstitülü” öğrenci, istedikleri fakültelere (sözgelişi tıbba, hukuka, mühendisliğe) girebilecekken, avukatın oğlu ile doktorun kızı bu fakültelerde okuyamayacaklar. Bu durum, hakka ve hukuka uygun olmadığı için, 2000 yıllarından önceki YÖK’ümü-zün formülünü uygulayalım biz en iyisi. Meslek Liselerinde okuyanların puanını 3, düz liselerde okuyanlarınkini 4’le çarpınca, sonuç aynen şöyle olur: Kapıcının kızı 255, köylünün oğlu 270, avukatın oğlu 280, doktorun kızı 300 puan… Yani avukatın oğlu ve doktorun kızıdır; üniversite sınavını kazanan. Meslek lisesinde okuyanlar, 270’ten fazla puan alamadıkları için, üniversitede okuma hakkını elde edememişlerdir! Hakka, hukuka, vicdana uygun olduğu kadar kitabına da uygundur bu! Ancak, bazı kendini bilmez yurttaşlarımız, bu uygulamanın hakka ve hukuka uygun olmadığını ileri sürerek Danıştay’da dava açmasın mı? Yasa ve yönetmelikleri inceleyen Danıştay’ımız: “YÖK’ün aldığı bir kararı, bizim iptal etmeye ya da değiştirmeye hakkımız ve yetkimiz yoktur.” diye bir hüküm verince, dava edenlerin bütün umutları söner. O formülü icat edip uygulayan YÖK de, Danıştay’ımız da çok haklı bence! Köylü Mehmet Efendi’nin oğlu, avukat olmayı, kaymakam ve vali olmayı aklının köşesinden bile geçirmemelidir elbette. İmam olmak, mevlüt okumak, ölü yıkamak neyine yetmez onun? Kapıcı Ali Efendi’nin kızından bize ne!.. Dikişçi, nakışçı olmak varken, tıp’ta, mühendislikte ne işi varmış ki? Haddini bilmeli herkes, değil mi ya! İşte böyle güzel işleyen bir düzeni, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı olduktan sonra seçtiği üyelerin çoğunlukta olduğu YÖK, değiştirmesin mi? Neymiş efendim? ÖSS’ye giren öğrencinin hangi okulda okuduğuna bakılmamalıymış hiç. Demek istiyorlar ki yani, Mehmet Efendi’nin oğlu ve Ali Efendi’nin kızı, bir puan bile fazla alsa avukatın ve doktorun çocuğundan, onlar girsin üniversiteye. Olur mu hiç böyle şey! Nasıl dayanır, bu haksızlığa vicdan! Sağ olsunlar, var olsunlar, İstanbul Barosu bu haksızlığın düzeltilmesi için, hemen dava açtı Danıştay’a. Dosyayı inceleyen yüksek hâkimlerimiz, İstanbul Barosunu haklı bularak YÖK’ün “her öğrenci eşittir” diyen kararını “oybirliği” ile geçersiz saydı. Oh be, yüreğim yağ bağladı bir kez daha! İyi ki Ankara’da Yüksek Hâkimler var… Genel seçimde % 47 oy alarak TBMM’de çoğunluğu ele geçirdim diye ordu ve CHP istemediği halde; Cumhuriyet, Milliyet ve Hürriyet gazeteleri istemediği halde Gül’ü Cumhurbaşkanı seçebilirsiniz ama her istediğinizi yapamazsınız beyler! Yok efendim, eşitlikmiş… Laf ola, beri gele… “Eşitlik, eşit insanlar arasında olur ancak.” diye ne güzel ifade edilmiş! Dava açan İstanbul Barosu da, YÖK kararını iptal eden Danıştay’ımız da hukuk tarihine geçmeyi hak etmişlerdir bence! Anayasa Mahkemesi ve askeri mahkemelerin verdikleri hükümlere bakarak: “Türki- ye’ de Hukuk iflas etmiştir.” diyen kötü niyetli şom ağızlılar, Danıştay 8. Dairesinin oybirliği ile aldığı bu son karara da “yanlış, haksız, adaletsiz” deyin de yırtayım ağzınızı! Bize böylesine güzel bir bayram hediyesi veren Danıştay’ımızı: “Bu karar ideolojiktir.” diye eleştiren Başbakan Erdoğan’a gel de kızma sen şimdi! adges:p} Bu makaleyi sitenize eklemek icin tiklayin.Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu, kopyalayip, sayfanize yapistirin. Preview : Powered by QuoteThis © 2008 |
| Çarşamba, 02 Aralık 2009 15:47 tarihinde güncellendi |
Yorumunuzu ekleyin
Giriş Formu
Kimler Sitede
Şu anda 62 ziyaretçi çevrimiçiAnket
Sözün Gücü
Son Videolar
| Sigaramın Dumanına Sarsam 2010-07-26 15:16:27 |
| Hoşçakal 2010-07-26 14:52:17 |
| Tv Net Gazze Fragman 2010-07-19 01:23:24 |
| Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm 2010-07-13 22:54:46 |
| Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy 2010-07-13 05:27:16 |
ANALİZ
Google Analytics Verilerine göre
9 Şubat 2006 / 28 Mayıs 2010
tarihleri arasında
İDEAL DÜŞÜNCE'ye
101
farklı ülkeden
112007
kullanıcı
156317
ziyaret gerçekleştirmiş
414149
sayfayı görüntülemiş
ortalama olarak sitede
4 dakika 02 saniye
geçirmişlerdir.
İstatistikler
Üye : 129İçerik : 2131
Web Bağlantıları : 331






![]() | Bugün | 590 |
![]() | Dün | 732 |
![]() | Bu hafta | 3690 |
![]() | Geçen Hafta | 6181 |
![]() | Bu Ay | 26136 |
![]() | Geçen Ay | 27075 |
![]() | Toplam | 267139 |
IP: 38.107.191.80
,
Bugün: Tem 30, 2010









































