| Temizliğe İhtiyaç Var! |
|
|
|
| Yazar Akif Çarkçı |
| Pazartesi, 29 Haziran 2009 08:51 |
|
Temizliğe İhtiyaç Var Akif Çarkçı Türkiye'nin geniş kapsamlı bir temizliğe ihtiyacı var. Rüşvetin, yolsuzluğun, hırsızlığın kan emiciliğin çirkin çarkları arasında boğulup kalan, ahlaki faziletlerini, ilkelerini, değerlerini kaybetmiş, kul hakkı gaspını adet ve meslek haline getirmiş insan kalabalıklarının hukuk ölçüleri içerisinde ciddi bir cezalandırmayla karşı karşıya kalmaları gerekiyor artık. Yolsuzluk yapanları caydırıcı önlemlerle cezalandıracak, başkalarının yolsuzluk ve hırsızlık teşebbüsünü ta baştan akim bırakacak bir sistem ne yazık ki yok Türkiye'de. Haksız servet edinen, kamu malını şahsi çıkarları için hoyratça kullanan insanların önü açık ve kolay kolay hiç kimse bu insanların çıkarlarına çomak sokma gayreti içinde değil. Üzücü bir durum bu elbette. Daha üzücü olanı ise yolsuzluğun el değiştirmiş olması. Evvelden seküler kimlikli çevrelerde patlak veren yolsuzluk dosyaları şimdilerde muhafazakâr ve anti-laik çevrelerde şaibe üretiyor. Sermayenin el değiştirmeye başlamasıyla birlikte bazı sermaye sahiplerinin haris ve yanlış tutumları dindar/mütedeyyin/muhafazakâr çevrelerin yara almasına sebebiyet veriyor. Doymak bilmeyen insan nefsi her zaman "daha çok", "daha çok" kıskacında ömür tüketirken, bu nefsi dizginleyecek değerler dizgesi rafa kaldırılıyor, ahlaki faziletler zinciri iptal ediliyor. Siyasetçi kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerine ulaşmak için bazı yandaşlarının gayri ahlaki ve gayri kanuni girişimlerine göz yumabiliyor. Paraya ve ihtişama tamah eden bazı insanlar insanlıklarını da unutarak heybelerini alabildiğine doldurma peşindeler. Üstelik bu hırsın bir adresi de yok. Her siyasi parti içinde, her kamu kurumunda, her sivil toplum teşekkülünde bu tip insanlarla karşılaşmak mümkün. Bazı zaman insanı hayrete düşüren nokta ise hiç umulmadık insanların geçmiş dönemlerde hileye, hurdaya, yolsuzluğa bulaşmış olmaları. Tertemiz bildiğimiz kimi insanların bile gün geliyor karanlık dosyaları bir bir ortalık yere saçılıveriyor. İnsan hayret ediyor tabii. Bir zamanlar kutsadığınız, mümin ve mücahit bildiğiniz, ahlakından şüphe etmediğiniz insanların bir gün kirli çamaşırlarının ortaya dökülmesi insan ruhu üzerinde şok etkisi bırakıyor. İnsan günahsız değil, Hıristiyani düşüncede olduğu gibi doğuştan günahkâr da değil. Asr-ı saadet toplumu beklentisi içerisinde de değiliz. Ama Allah'ın dini, Resulullah'ın sünneti ortada iken Allah'tan korktuğunu iddia eden insanların yolsuzluğa, arsızlığa, rüşvete ve vurguna bulaşmış olmaları saf ve temiz vicdanları gönülleri perişan ediyor, yaralıyor. Bunun sonucunda toplum önderi, kanaat önderi konumuna gelmiş insanların bulaştıkları kirli işler dine ve dindara olan bakışın değişmesini sağlıyor. Böylece dindarın imajı sadece seküler kesimler tarafından bozulmuş olmuyor. Eski Türk filmlerinde üç kâğıtçı hacı, dolandırıcı hoca, hırsız müftü imajı üretilir, toplum dindarlar, hacılar, hocalar aleyhine kışkırtılır, temiz ve saf insanların imajı medya yoluyla kirletilir, dine ve dindara olan güven azaltılmaya çalışılırdı. İşin korkunç tarafı şimdilerde bu imajı seküler kesimler değil dindar olduğunu iddia eden bir takım insanlar bozuyorlar. Neticede senin yolsuzun benim hırsızım kavgası yapmak yersiz. Eğer komple bir temizliğe, arınmaya ihtiyaç varsa toplumun tamamı bu işe soyunmalı, sağcısı solcusu, laiği, muhafazakârı herkes kendisini ve kendi takımını gözden geçirmeli. Hırsızın sağcısı solcusu olmaz, hırsız hırsızdır, yolsuz yolsuzdur. Eğer başarabiliyorlarsa!, laikler seküler ahlak muvazenesinde içlerindeki yolsuzları temizlemek üzere harekete geçmeli, dindarlar da yüce İslam dininin ilkeleri etrafında kendi içlerinde imajlarını kirleten ahlaksızlara dur demeli. Bu işe sosyal tecritle başlamak mümkün. Sonrasında her parti, her cemaat, her kurum kendi içindeki çürük elmaları sepetin dışına koymalı ki sepetin içindeki sağlam elmalar bundan zarar görmesin. Tabi işin hukuk tarafını da unutmamalı. Yolsuzluğa üretilen bütün kılıflar yasal düzenleme ile bir bir yok edilmeli, takiyye, arkasından dolanma, işi kılıfına uydurma gibi yöntemler de masaya yatırılarak bir bir hukuki müeyyideye bağlanmalı. Tabii bunlar yetmez. Her şeyden evvel büyük bir temizlik hareketi için güçlü bir siyasi ve toplumsal iradeye de ihtiyaç var. Bu da yetmez; içinde gerçek anlamda Allah korkusu taşıyan ahlaklı nesillerin yetiştirilmesine de ihtiyaç var, vesselam. Bu makaleyi sitenize eklemek icin tiklayin. Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu, kopyalayip, sayfanize yapistirin. Preview : Powered by QuoteThis © 2008 |
| Cuma, 17 Temmuz 2009 19:20 tarihinde güncellendi |
Yorumunuzu ekleyin
Giriş Formu
Kimler Sitede
Şu anda 63 ziyaretçi çevrimiçiAnket
Sözün Gücü
Son Videolar
| Sigaramın Dumanına Sarsam 2010-07-26 15:16:27 |
| Hoşçakal 2010-07-26 14:52:17 |
| Tv Net Gazze Fragman 2010-07-19 01:23:24 |
| Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm 2010-07-13 22:54:46 |
| Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy 2010-07-13 05:27:16 |
ANALİZ
Google Analytics Verilerine göre
9 Şubat 2006 / 28 Mayıs 2010
tarihleri arasında
İDEAL DÜŞÜNCE'ye
101
farklı ülkeden
112007
kullanıcı
156317
ziyaret gerçekleştirmiş
414149
sayfayı görüntülemiş
ortalama olarak sitede
4 dakika 02 saniye
geçirmişlerdir.
İstatistikler
Üye : 129İçerik : 2131
Web Bağlantıları : 331






![]() | Bugün | 574 |
![]() | Dün | 732 |
![]() | Bu hafta | 3674 |
![]() | Geçen Hafta | 6181 |
![]() | Bu Ay | 26120 |
![]() | Geçen Ay | 27075 |
![]() | Toplam | 267123 |
IP: 38.107.191.80
,
Bugün: Tem 30, 2010









































