You are here:   İdeal Düşünce Yazarlar İdris ÇAKMAK Yazılarım ve Korkularım

Yazarlarımızın Eserleri

JT Slayt Gösterisi modülü resimleri yüklüyor. Lütfen bekleyiniz...
Hikayelerle Karakter Eğitimi - Vedat ÖZCANBelediyelerde Proje Yönetimi - Akif ÇARKÇIKent Yönetimine Farklı Bakışlar - Akif ÇARKÇIYaşamak Zamanı - Hüseyin ERKANCam Kırığı Sancım - Türkan ASLANYerel Siyaset Üzerine Söyleşiler - Akif ÇARKÇIUlusal Kalkınma İçin Yerel Teklifler - Akif ÇARKÇIYeni Kamu Yönetimi Çağında... - Akif ÇARKÇIAkıl Eğitimi - 1 Teori - Haki DEMİRAkıl Eğitimi - 2 Pratik - Haki DEMİRAklı Geliştirmenin Yolları - Haki DEMİRAklı Güçlendirmenin Yolları - Haki DEMİRBeyni Güçlendirmenin Yolları - Haki DEMİRHayata Karşı Mukavemet Usulleri - Haki DEMİRİnsanları Keştefmenin Yolları - Haki DEMİRMukavemet Merkezleri - Haki DEMİRZekayı Kullanabilme Metodu - Haki DEMİRLatifeler&Letaif - Ebubekir AYTEKİNDiyaloğun Acı Meyveleri - Vedat ÖZCANEntegre Muhafazakar - Vedat ÖZCANTürk'ü Bilmek Türk'ü Sevmek - Hakan YAVUZ

Anket

Anayasa değişikliği oylamasında oyunuz ne olacak?
 
Yazılarım ve Korkularım PDF Yazdır E-posta
Yazar İdris ÇAKMAK   
Cumartesi, 23 Mayıs 2009 19:33
3.7/5 (3 oy)

Yazılarım ve Korkularım

İdris ÇAKMAK

              Gözlerinden sefalet akan bir sokak dilencisi görüyorum yolda. Ona ne kadar özendiğim yalanını söyletiyorum zihnime. Sonra da ne kadar ruhsuzlaştığımı dillendiriyorum yine aynı kendime. Arka fona zavallı bir müziği komşu eylemekle insanların acılarına ortak olduğum yalanını da yutuyorum. Bütün insanların acılarını paylaşma adı altında onların zaaflarını meze yapıyorum kendime.

Doğru dürüst bir acı veya kederin ortasından geçmemiş bir şahıs olarak yazdıklarımın ne kadar da değersiz olduğunu fark ediyorum. Aklıma her geleni yazabilmenin verdiği savrukluğu da alıyorum ardıma.

 Gündelik ekmek misali konulara dalmamanın hazzıyla kelimeler sadır oluyor mahzenimden. Onlara bir şekil onlara bir intizam verme telaşını yaşamadan sıralıyorum bir bir. Okunma okunmama kaygısını taşımadan yayınlanma yayınlanmama tasasına bulaşmadan sosyal hayatın dokularını rencide etmeden dolu dizgin cümleler sarf ediyorum. İctimainin yakıcı gerçekliği hiç de bulaşmıyor sözcüklerime. Azar azar onları ayıkladığımın farkındayım. Yazdığım ilk şiirden beri azaldılar. Sovyetleri yazan çocukla yazmanın beyhudeliğinden bahseden arasında sanatsalı göğe kaldıran bir yekün var. Ne olacak adam olduk işte. Ne kadar uzaklaşırsan o kadar değerlenir yazın dediler. Sanat sanat içindir mi yoksa sanat dedem içindir mi? Dedem bence her şeyi hak ediyor. Onun bu dünyayı kuşatıcı ablukasına ne kadar da yaklaşıyorum gün geçtikçe. Yazılarım ona benziyor mu bilemem ama hayatımın akışı onun ilkeleriyle ya da, bırak ilkeleri, salıvermişliğiyle çok yakından ilintili. Ben bir boşluk ortasında beyhudeliği tavana vurdurup “ışık olurken” o hayatın kendisi ti’ye alıyordu. Dedemi boşverelim. Kendimi merkez yapıp her cümleme benliğimden demlemeler eklemem bir hastalık oldu. Başbakandan, komşu ülkelerden, asırlık meselelerden bahsetmek varken varlık yokluk üzerine nutuk atıyorum. Ne de güzel ediyorum. Sonra da bunları başkalarının okumasına arz ediyorum. Olacak iş mi bu. “Hayatın bir gayesi, bu aleme konuşumuzun bir neticesi hakikatin ayan beyan tecellisi varken” benim bunları yazmam neye delalet eder. Bunun cevabını ben de bilmiyorum. Bildiğim tek şey diye başlayan bir cümlem olmayacak. Bildiğim bir şey yok. Bilene de sormuyorum çünkü korkuyorum. Kendime itiraf edemediğim şeyler yok. Her şeyi itiraf ettim o yüzden onları başkalarının da duymasından korkuyorum. Yazdıklarımın ciddiye alınmasından korkuyorum. Zihni hezeyanlarıma hakikat bürüntüsü veren “sözün kudreti”nden korkuyorum…

 

Bu makaleyi sitenize eklemek icin tiklayin.

Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu,
kopyalayip, sayfanize yapistirin.




Preview :

Yazılarım ve Korkularım
Cumartesi, 23 Mayıs 2009

Powered by QuoteThis © 2008
Cumartesi, 23 Mayıs 2009 22:39 tarihinde güncellendi
 
Yorumlar (11)
İstihza
11 Pazartesi, 25 Mayıs 2009 02:30
lulubar
İstihza ağır bir kelimedir değil mi?
helal sana abi!
10 Pazar, 24 Mayıs 2009 20:17
hekim ali
mızrak gibi dümdüz adamlar vardır, eğriliği, yalanı, riyayı tutamazlar içlerinde, bünyelerinden fışkırır. herkese bu cesaret nasip olmaz. üslubundaki ince istihzadan nasiplenenlerin de vay haline :)
hem de...
9 Pazar, 24 Mayıs 2009 02:26
vdt
Hem de nasıl bir çelişki... Şikayet ettiğimiz şeyleri yapan ya da korktuğumuz pek çok şeyin gerçekleşmesine sebep olan kendimiz değil miyiz?... Başkalarını suçlamak kolaycılık elbette. Haklısınız...
Çelişkiye dalalet
8 Pazar, 24 Mayıs 2009 02:20
lulubar
Bilmek ama yine de yapmak.. Ne çok yapıyoruz bunu. Ne kadar çok biliyor ve ne kadar az yapıyoruz ilginç değil mi?
hayatın gayesi
7 Pazar, 24 Mayıs 2009 02:15
vdt
“Hayatın bir gayesi, bu aleme konuşumuzun bir neticesi hakikatin ayan beyan tecellisi varken” benim bunları yazmam neye delalet eder?" İ. Çakmak
Gayet güzel ifade etmiş İdris Bey.
evet
6 Pazar, 24 Mayıs 2009 02:13
vdt
Bazen o samimiyetsizliği yaşıyor ve yaşatıyoruz maalesef. Ama günümüzde insanın kendi cinsine verdiği değer o kadar az ki, çoğu zaman o samimiyetsizliği sergilemeye bile gerek kalmıyor. Anlatıyor ya da anlıyorsunuz...
Asıl söz
5 Pazar, 24 Mayıs 2009 02:11
lulubar
Belki de söylemek istediklerimiz değildi sözlerimiz.. Tıpkı davranışlarımız gibi..Yani olduğu gibi değil, olması gerektiğini sandığımız gibi.
Yitik
4 Pazar, 24 Mayıs 2009 02:02
vdt
Sözün sahibinin bir ağırlığı olmayınca, (kudretini yitirince) ya da dinleyende bir ağırlığı kalmayınca böyle oluyor. "Sözün sahibi” olan insan kadar, sözü dinleyen insan da yitik.
Sükut
3 Pazar, 24 Mayıs 2009 01:56
lulubar
Korkmanıza hiç gerek yok. Söz kudretini yitireli çok oldu. Eğer yitirmeseydi, başta kendimiz olmak üzere, cinsimize (insanlara) aynı şeyleri onlarca kez anlatmak zorunda kalmazdık (vdt)

Belki de onlarca kez anlatmak zorunda kaldığımız için yitirildi. Ne dersiniz?
Katılıyorum
2 Pazar, 24 Mayıs 2009 01:30
lulubar
Sözün kudreti kalmadı evet, çünkü söz özünden çıktı. Ve bu doğal bir sonuç. Söz sadece kudret sahibininse yitirilmez. Söz kulunsa elbette yitirilecektir tıpkı sahibi gibi...
korkmanıza hiç gerek yok.
1 Cumartesi, 23 Mayıs 2009 21:31
vdt
Korkmanıza hiç gerek yok. Söz kudretini yitireli çok oldu. Eğer yitirmeseydi, başta kendimiz olmak üzere, cinsimize (insanlara) aynı şeyleri onlarca kez anlatmak zorunda kalmazdık.
Söz kudretini o kadar uzun zaman önce yitirdi ki... Bize onun kudretini anlatabilecekleri arasak da bulamıyoruz artık.. Söz polemik denen basitliğe kurban ediliyor zamanımızda. Bir de menfaatlere.
Hiç gerek yok korkmanıza. Artık "söz"ü kimse ciddiye almıyor. Söz diye sarfedilenler de kudrete râm olanların elinde perişanlık halini alıyor.

Yorumunuzu ekleyin

İsminiz (Rumuzunuz):
YOUREMAIL:
Başlık:
Yorum:

yazarin diger yazilari icin tiklayiniz

Giriş Formu



Kimler Sitede

Şu anda 85 ziyaretçi çevrimiçi

Haber Kanalları

Anket

Bugün seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz?
 

Sözün Gücü

Yeni Sayfa 1

Son Videolar

Elif ve Vav
Elif ve Vav
2010-09-06 20:13:49
Kara Kız
Kara Kız
2010-09-04 23:59:58
Çıkayım Gideyim
Çıkayım Gideyim
2010-08-30 02:38:18
Yalgızam Yalgız - Reşid Behbudov
Yalgızam Yalgız - Reşid Behbudov
2010-08-30 01:53:07
Çıkayım Gideyim
Çıkayım Gideyim
2010-08-30 00:39:41
Yeni Sayfa 1

ANALİZ

Google Analytics Verilerine göre

9 Şubat 2006 / 08 Eylül 2010

tarihleri arasında

İDEAL DÜŞÜNCE'ye

106

farklı ülkeden

123777

kullanıcı

170896

ziyaret gerçekleştirmiş

4448365

sayfayı görüntülemiş

ortalama olarak sitede

3 dakika 53 saniye

geçirmişlerdir.

İstatistikler

Üye : 134
İçerik : 2206
Web Bağlantıları : 331
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün161
mod_vvisit_counterDün786
mod_vvisit_counterBu hafta4446
mod_vvisit_counterGeçen Hafta5628
mod_vvisit_counterBu Ay8208
mod_vvisit_counterGeçen Ay22887
mod_vvisit_counterToplam299131

Online (20 dakika önce): 15
IP: 38.107.191.82
,
Bugün: Eyl 11, 2010
JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval