You are here:   İdeal Düşünce Yazarlar Göbeğini Kaşıyan Adam Yirmi Üçüncü Yazı - Cadı Kazanı Ve Tilki

Yazarlarımızın Eserleri

JT Slayt Gösterisi modülü resimleri yüklüyor. Lütfen bekleyiniz...
Entegre Muhafazakar - Vedat ÖZCANDiyaloğun Acı Meyveleri - Vedat ÖZCANHikayelerle Karakter Eğitimi - Vedat ÖZCANBelediyelerde Proje Yönetimi - Akif ÇARKÇIKent Yönetimine Farklı Bakışlar - Akif ÇARKÇIYaşamak Zamanı - Hüseyin ERKANCam Kırığı Sancım - Türkan ASLANYerel Siyaset Üzerine Söyleşiler - Akif ÇARKÇIUlusal Kalkınma İçin Yerel Teklifler - Akif ÇARKÇIYeni Kamu Yönetimi Çağında... - Akif ÇARKÇIAkıl Eğitimi - 1 Teori - Haki DEMİRAkıl Eğitimi - 2 Pratik - Haki DEMİRAklı Geliştirmenin Yolları - Haki DEMİRAklı Güçlendirmenin Yolları - Haki DEMİRBeyni Güçlendirmenin Yolları - Haki DEMİRHayata Karşı Mukavemet Usulleri - Haki DEMİRİnsanları Keştefmenin Yolları - Haki DEMİRMukavemet Merkezleri - Haki DEMİRZekayı Kullanabilme Metodu - Haki DEMİRLatifeler&Letaif - Ebubekir AYTEKİN

Anket

Anayasa değişikliği oylamasında oyunuz ne olacak?
 
Yirmi Üçüncü Yazı - Cadı Kazanı Ve Tilki PDF Yazdır E-posta
Yazar Göbeğini Kaşıyan Adam   
Perşembe, 11 Eylül 2008 21:00
0.0/5 (0 oy)
Yirmi Üçüncü Yazı - Cadı Kazanı Ve Tilki
Kıymetli, mehabetli, şecaatli ve bu aralar canı pek sıkkın olan okur!
Beni okuyanlar bilir, atalar sözüne çok itibar eder ve ataların hikmetinden sual olunmaz, ancak onların sözlerinden ibret alınır derim. Sadece ibret mi alınır tabii ki hayır. Aynı zamanda o atalar sözüne bakıp pekala tedbir almak da mümkün.
Şimdi bu remzi ampul olan fırkanın reisi, gaza gelip Kral Ferdinand ve Kraliçe İzabella’nın memleketinde “velev ki” diye başlayan bir cümle kurmuştu ya! Bu cümleyi duyduğumda,
“Aba zamanı aba, yaba zamanı yaba alınır” atalar sözünü hatırlayıvermiş ve inşallah başlarına bir iş gelmez demiştim. Çünkü bu “velev ki” ile başlayan cümlenin gün gelip, remzi ampul olan fırka ve reisi için cümle-i azap ve dahi gazâp olacağını hissetmiştim.
Zira remzi ampul olan fırkanın ileri gelenleri ve gelmeyenleri dahil olmak üzere cümle alem biliyordu ki bizim medreselerin pek mühim bir miktarı olmasa da pek çoğunun baş müderrisleri Temmuz ayı gibi zaten vazifelerini itmam edeceklerdi.
E ne demişler “zamansız öten horozun…”
“Binde bir gelinen yere gül döşerler, her gün gelinen yere kül döşerler” atalar sözünde olduğu gibi o kadar sık Avrupa ziyareti gerçekleştirilince “kül döşeyen” birileri de elbet olacaktı…
Ortada ne fol, ne yumurta ne de canı menemen çeken bir Allah’ın kulu yok iken sarf ediliveren bu “velev ki” cümlesi üzerine çok yazıldı çizildi… Ama belli ki cümleyi sarf edenlerin ya da sarf ettirenlerin evdeki hesapları çarşıya uymadı… Kim bilir belki de uydu…
Şimdi eskinin muhasebesini yapıp elde fatura birilerine ceza kesecek değiliz…
Ancak şu aralar memleketin baş şehrinden gelen haberler bana “Bir evde düzen olunca düzenbaz olmaz” atalar sözünü değiştirip, bir evde düzen bozulunca düzenbaz bol olur” dedirtti.
Hani çizgi filmlerde kavga sahneleri olur ya… Filmin bütün kahramanları kavgaya tutuşur ve ortalık göz gözü görmez bir hale gelir. Ama bu kavgayı çıkaran tilki o kavganın içinden sıyrılmasını bilir. Kavgayı dışarıdan seyreder. Başşehrin manzarası bana bu film sahnelerini hatırlattı. Bizim başşehirde bir tilki var amma onu ben bilmiyorum. Bir tahminim var ama yazamıyorum...
Bir gün sadrazama, bir başka gün yeniçeri ağasına, başka bir gün bir başkasına dair haberler uçuşup duruyor. Belli ki arabozucular işbaşında ve tilki de manzaradan gayet memnun…
Böyle zamanlarda kimse kimseye güvenmez olur… Herkes herkesten şüphe eder.
Benim oradakilere ilk tavsiyem eğer çok zor durumda iseler ya da kendilerini pek iyi hissetmiyorlarsa “Cins kedi ölüsünü göstermez” sözünde olduğu gibi kimseye zor durumda olduklarını göstermesinler… Kuyruğu dik tutsunlar...
İkincisi her çağrıldıkları yere gitmesinler. Zira Çağrılmadık yere, çörekçi ile börekçi gider.” Yok eğer bir yere gitmek mecburiyeti hasıl olmuşsa yalnız gitmesinler… Sizin fark etmediğiniz bir şeyi belki yanınızdaki fark eder…
Üçüncüsü bakıyorum başşehirde her kafadan bir ses çıkıyor. Aslında o kadar çok gürültü var ki her sesten birkaç kafa çıkıyor desek daha iyi olur. Atalar böyle durumlar için de bir formül üretmişler ve demişler ki:  “Çatal kazık yere çakılmaz”. Bu yüzden elinde "ses çıkartma gücü olanlar" herksi konuşturmasınlar...
Dördüncüsü “Domuzdan post gavurdan dost olmaz” atalar sözünde çok güzel ifade edildiği gibi dostlara ya da daha doğrusu dost görünenlere dikkat etsinler. Malum Frengistan ahalisinden olanlar çapkınlıklarıyla mahirdir ve her güzele çiçek verip hangisi sağ kalırsa ona yar olurlar… "O beni seviyor çünkü bana çiçek verdi" diyen olursa bilsin ki o çiçek tedbiren verilmiştir… Benden söylemesi…
Beşincisi böyle zamanların gammazı çok olur… Bu yüzden söylenecek söz, yapılacak iş ve atılacak adımlara çok dikkat edilmesi gerekir. Yoksa Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan da olabilirler. Maazallah!
Altıncısı da insanın oturup zaman zaman iç muhasebe yapmasında fayda vardır. Muharebeyi kazanmak isteyen iç muhasebesini yapmak zorundadır. Eğer geçmişte geçilen köprüleri yakma gibi bir hatanın içine düşülmüşse geçmiş ola… Üç ihtimal vardır. Ya geri dönüp aynı yerlere aynı köprüleri inşa etmek gerekir ya da başka yerlerle yeni köprüler yapmak gerekir. Eğer durum gerçekten vahim ise, üçüncü mektubu açsınlar ve üç mektup yazsınlar ve yıkılan köprüleri inşa edecek başka birini bulsunlar..
Yedincisi bir dert var ise hekimden değil çekenden sormak daha makuldür. Anlamayan için şöyle ifade edelim. Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar. Etraflarında damdan düşenler var ise onları bulsunlar...
 
Sekizincisi de şu olsun kıymetli ve mehabetli okur!
Sana vereyim bir öğüt: Kendin ununu kendin öğüt.
Hoş baş şehrimizin ileri gelenleri çok daha güzel ve tumturaklı akıl verenlere sahiptir ama… Görüyoruz ki bu akıl verenlerin akılları başlarında değil… Ortalığı fena karıştırmışlar.
Bu yüzden karilerimizden baş şehrimizin ileri gelenlerine ulaşma imkanı olan varsa bizim bu sekiz maddelik reçetemizi de sunuversinler… Şu atalar sözünü ilave ederlerse memnun oluruz.
Ah felek, felek! Kimine kavun yedirir kimine kelek…
21.05.2008
Bu makaleyi sitenize eklemek icin tiklayin.

Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu,
kopyalayip, sayfanize yapistirin.




Preview :


Powered by QuoteThis © 2008
 

Yorumunuzu ekleyin

İsminiz (Rumuzunuz):
YOUREMAIL:
Başlık:
Yorum:

yazarin diger yazilari icin tiklayiniz

Giriş Formu



Kimler Sitede

Şu anda 64 ziyaretçi çevrimiçi

Haber Kanalları

Anket

Bugün seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz?
 

Sözün Gücü

Yeni Sayfa 1

Son Videolar

Sigaramın Dumanına Sarsam
Sigaramın Dumanına Sarsam
2010-07-26 15:16:27
Hoşçakal
Hoşçakal
2010-07-26 14:52:17
Tv Net Gazze Fragman
Tv Net Gazze Fragman
2010-07-19 01:23:24
Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm
Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm
2010-07-13 22:54:46
Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy
Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy
2010-07-13 05:27:16
Yeni Sayfa 1

ANALİZ

Google Analytics Verilerine göre

9 Şubat 2006 / 28 Mayıs 2010

tarihleri arasında

İDEAL DÜŞÜNCE'ye

101

farklı ülkeden

112007

kullanıcı

156317

ziyaret gerçekleştirmiş

414149

sayfayı görüntülemiş

ortalama olarak sitede

4 dakika 02 saniye

geçirmişlerdir.

 

İstatistikler

Üye : 129
İçerik : 2131
Web Bağlantıları : 331
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün556
mod_vvisit_counterDün732
mod_vvisit_counterBu hafta3656
mod_vvisit_counterGeçen Hafta6181
mod_vvisit_counterBu Ay26102
mod_vvisit_counterGeçen Ay27075
mod_vvisit_counterToplam267105

Online (20 dakika önce): 18
IP: 38.107.191.81
,
Bugün: Tem 30, 2010
JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval