You are here:
| Yirmi Altıncı Yazı - Yarabbim! Demokrasi Sahnesinde Neler Oluyor Böyle? |
|
|
|
| Yazar Göbeğini Kaşıyan Adam |
| Salı, 25 Kasım 2008 23:32 |
|
Yirmi Altıncı YazıYarabbim! Demokrasi Sahnesinde Neler Oluyor Böyle? Göbeğini Kaşıyan Adam Kıymetli, mehabetli, şecaat sahibi, cesur, okuduğunu anlayan, bilmeden konuşmayan, mütevazi, muhabbet bağından bu gece geçen, pek muhterem okur!Ağzım bir karış açık, olanı biteni seyretmekteyim.Vallahi bu bir karış açık ağzıma sinek girse hissetmem. Bir karış açık ağzımın içinde hayatını idame ettiren dilimi eşek arısı soksa yine hissetmem. Artık ölsem de gam yemem…
Şu bizim siyaset erbabı “Hey Allah’ım sen benim aklıma mukayyet ol!” dedirtecek bir eseri sahneye koymaya başladı. Her seçimden önce yazılıp sahneye konulan yeni senaryoları gördükçe, gözlerim fal taşı gibi açılıyor ve uzun süre, botoks yaptırmış hanımlar gibi gözlerim kapanmıyor… Allah’ım! Sahnede, gerdire gerdire ameliyat edilecek yer kalmadı. Bizim siyaset erbabı ne kadar mahirmiş de bizim haberimiz yokmuş!Şu bizim demokrasi sahnesinin sol tarafında temsil oynayan yaranın önde gelenleri bal alacak çiçeği biliyorlar… Ve galiba bunlar beni okuyorlar… Bunlar olmasa bile, bunlara akıl veren danışmanları beni okuyorlar… Alın siz de okuyun… Geçen seçimlerden sonra onlara bazı nasihatlerde bulunmuş ve memleketin idaresini ele almak için ne yapmaları gerektiğini tek tek anlatmıştım. Vallahi de billahi de benim onlara söylediklerimi bugünlerde tek tek yerine getiriyorlar… İşte o yazının linki… Tıkla ey okur… Altı çizili ve italik yazılmış olan cümleyi tıkla… Şimdi bu sahnenin solunda temsil verenlerin Deniz abisi, çarşafa bürünmüş bir hanımefendiye rozet takınca kıyamet koptu. Deniz ağabeyin hayranı, hayranı olmasa da ona mecbur kalanları ne dediler biliyor musunuz bu rozet takıldıktan sonra? “Başındaki fese bak, girdiği kümese bak.” Vallahi doğru mu söylüyorlar, şaşkınlıktan ne dediklerini mi bilmiyorlar ben anlamadım? Ama onların Deniz ağabeyi denizin bittiğini mi zannetti nedir, öyle bir açılım yaptı ki siyasetin ne geniş açısı kaldı ne de ters açısı…Tabi Deniz ağabeyin bu açılımını duyup, görüp, okuyunca ilk aklıma gelen atalar sözü şu oldu kıymetli okur! “Canı yanan eşek atı geçer.”Vallahi ben kırk yıl siyaset yapıp, tek başıma iktidara gelemeyen bir fırkanın başında olsaydım ne yapardım bilmiyorum ama Deniz ağabeyin kırk yıl muhalefette kalmaktan canı yanmış olacak ki, atı geçmeye kalktı… Sadrazamı sırtından atan at misali, biz öyle bir şey yapalım ki, şu bizim sadrazam da demokrasi beygirinin sırtından düşüversin dediler herhalde…Ne demişler? “Verirsen doyur, vurursan duyur.”Deniz ağabey öyle bir şey yaptı ki duymayan, duyup da küçük dilini yutmayan, küçük dilini yutup da siyasetin doktorlarına koşmayan kalmadı… Kıymetli okur!Son iki aydır ödediğin elektrik, su, telefon, doğalgaz faturaları ile kapıcı, pencereci ve camcı ücretlerine gelen zamdan sonra şöyle dediğini duyar gibiyim: “Benim sakalım tutuştu, sen sigara yakmak istersin.”Kıymetli okur! Vallahi de billahi de, ekmek Mushaf çarpsın benim de sakalım tutuştu. İşin kötüsü, benim etrafımda sakalı tutuşan kimse de yok ki sigaramı yakayım… Ben derim ki ey kıymetli okur!Bak! Bir dahaki seçimlerden sonra sakalın tutuşacak ve sen figan eylerken, siyaset sahnesinde temsil verenler senin sakalından sigara yakmak isteyecekler… Aynen bugün olduğu gibi…Bilesin diye söylüyorum… Başına gelecekleri yazıyorum… Bir kahin misali… Bir müneccim ciddiliğinde… Tecrübelerine önem veren bir birey olarak… Ben uyarıyorum… Benden söylemesi, senden dinlemesi…Kıymetli okur!Evvela ne demiştik? Deniz ağabeyin canı yandı ve Tayyibi geçmek istiyor. Saniyen ne dedik? Saniyen bir şey demedik! Onu şimdi diyeceğiz!Diyeceğim şudur ki Deniz ağabeyin bu taktiğini bir yerden hatırlıyorum ve aklıma Şeyh Edebali geliveriyor! Nedense?Şeyh Edebali ne diyordu damadına!“Ey Oğul!Bildiğin yere sık gidip gelme, muhabbetin kalkar itibarın olmaz.”Tahminim, iki seçim önce “Şeyh Edebali, Şeyh Edebali, Şeyh Edebali, Şeyh Edebali” diye diye ortalarda gezinen Deniz ağabeyin aklında, koca pîrin kala kala bu nasihati kalmış… Ve bildiği yere sık gitmemeye karar vermiş. Bilmediği deryalara yelken açmaya karar vermiş. Karar vermiş ama tayfadan bazıları Deniz kaptana fena halde içerlemişler… İçerlemişler ne kelime fena halde kızmışlar… Hatta geçenlerde, bu fırkanın hararetli taraftarlarından bir tanıdığım o kadar kızmış ki “Vallahi azizim! İsmet Paşa’nın kemikleri sızlıyordur” demişti bendenize… Aman Deniz ağabey işin çok zor…Fırkanın fanatiklerini bile kızdırmışsın haberin olsun bilesin… Her ne kadar atalarımız “ortak (kuma) gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş.” deseler de siyasette işlerin bu atalar sözünde ifade edilen vaziyetin tam tersi yürüdüğünü hepimiz biliyoruz. Bizim akıl sır ermez siyasetimizde “Elti gemisi yürür de ortak (kuma) gemisi yürümez”. Deniz ağabey inşallah bunun farkındadır. Çünkü genelde siyasetin sağında yer alanların sahnelediği oyuna talip oldu. Deniz ağabey atalarımızın “Öpülecek el ısırılmaz” sözünden de haberdardır inşallah… Ben derim ki: “Deniz ağabey aman ha! Sakın ha! Daha sonra ısıracağın eli öpme!” Kıymetli okur!Bilirsiniz gurbette övünmek, hamamda türkü söylemeye benzer. Deniz ağabey, alın işte size demokrasi ise demokrasi, özgürlükse özgürlük, hak ise hak, hukuk ise hukuk diyerek, öyle bir övündü ki artık kimse hamamda söylenen türküyü filan dinlemez… Züğürt olup düşünmektense, uyuz olup kaşınmak yeğdir derler. Herhalde bu son çalımın bir sebebi de bu olsa gerek… Lafı fazla uzamayalım ve müjdeyi verelim. Önümüz kış, hem de karakış. Meteorologlar öyle diyor! Bu karakışta hem sağdan hem soldan gelecek erzak torbalarıyla fakirin sofrası şenlenecek, evinin önüne yıkılacak kömürler kemikleri ısınacak… Geleni gideni çok olacak… Ama önümüzdeki senenin Nisan ayında herkes “Tosya’ya tuza gideyim derken, evdeki bulgurdan olacak.” NOT: Bekir ağabey! Bak! Baykalların Deniz gitti, hiç kimsenin tahmin edemeyeceği bir şey yaptı. Gel sen de böyle bir şey yap! En kısa zamanda, en sevdiğim gazete olan Hürriyet’teki köşende beni yere göğe sığdıramadığın bir yazı yaz… Sana söz veriyorum! Sen böyle bir yazı yazarsan ben de sana öyle bir yazı yazacağım ki; merhamete geleceksin. Gözlerin yaşaracak ve belki de hıçkıra hıçkıra ağlayacaksın… Heyecandan dizlerinin bağı çözülecek. O aydınlık yüzünde oluşacak şaşkın ifadeyi kainatta fark etmeyen kalmayacak… Rahmetli köpeğin Pako’dan daha çok seveceksin beni… Söz veriyorum. Valla…gobeginikasiyanadam@idealdusunce.com
Bu makaleyi sitenize eklemek icin tiklayin. Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu, kopyalayip, sayfanize yapistirin. Preview :
Yirmi Altıncı Yazı - Yarabbim! Demokrasi Sahnesinde Neler Oluyor Böyle? Salı, 25 Kasım 2008 © 2010 - İDEAL DÜŞÜNCE Powered by QuoteThis © 2008 |
| Salı, 25 Kasım 2008 23:39 tarihinde güncellendi |
Yorumunuzu ekleyin
Giriş Formu
Kimler Sitede
Şu anda 84 ziyaretçi çevrimiçiAnket
Sözün Gücü
Son Videolar
| Sigaramın Dumanına Sarsam 2010-07-26 15:16:27 |
| Hoşçakal 2010-07-26 14:52:17 |
| Tv Net Gazze Fragman 2010-07-19 01:23:24 |
| Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm 2010-07-13 22:54:46 |
| Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy 2010-07-13 05:27:16 |
ANALİZ
Google Analytics Verilerine göre
9 Şubat 2006 / 28 Mayıs 2010
tarihleri arasında
İDEAL DÜŞÜNCE'ye
101
farklı ülkeden
112007
kullanıcı
156317
ziyaret gerçekleştirmiş
414149
sayfayı görüntülemiş
ortalama olarak sitede
4 dakika 02 saniye
geçirmişlerdir.
İstatistikler
Üye : 129İçerik : 2131
Web Bağlantıları : 331






![]() | Bugün | 613 |
![]() | Dün | 732 |
![]() | Bu hafta | 3713 |
![]() | Geçen Hafta | 6181 |
![]() | Bu Ay | 26159 |
![]() | Geçen Ay | 27075 |
![]() | Toplam | 267162 |
Online (20 dakika önce): 24
IP: 38.107.191.83
,
Bugün: Tem 30, 2010
IP: 38.107.191.83
,
Bugün: Tem 30, 2010









































