| Otuzuncu Yazı - Ben Şimdi Kime İnanayım Abidin? - Kunta Kinte Bile Benden Daha Özgürmüş Abidin! |
|
|
|
| Yazar Gööbeğini Kaşıyan Adam |
| Salı, 13 Ocak 2009 17:50 |
|
Otuzuncu Yazı Ben Şimdi Kime İnanayım Abidin?Kunta Kinte Bile Benden Daha Özgürmüş Abidin!Göbeğini Kaşıyan Adam Abidin geçenlerde sen bana insanlığın en özgür dönemini yaşadığını söylemiştin ya! Ben senden sonra uzun uzun düşündüm Abidin! Kunta Kinte bile bir köle olarak benden daha fazla özgürmüş! Şimdi Kunta Kinte'yi düşün Abidin!
Sosyal Güvenliği var mı? Sen yok diyeceksin ama, ben var diyeceğim Abidin. Hem de benimkinden daha sağlam bir sosyal güvenlik sistemine mensup. En azından Kunta Kinte, sosyal güvenlik açığı gibi bir problemle karşı kaşıya değil Abidin! İşsiz kalma riski de yok. Her zaman bir işi var. Çalışacağı, kendisine para kazandıracağı bir efendisi var. Aynı benim gibi Abidin! Ama Kunta ile benim aramda bir fark var. Ben her an işsiz kalabilirim. (Ben derken şahsımı anlama Abidin! Benim şahsımda çağımın tüm insanlarını anla olur mu? Biraz kalın kafalı olduğun için bu açıklamayı ekledim Abidin!)
Diyelim ki Abidin, Kunta rahatsız oldu, hastalandı. Kintesi bozuldu! Ne olur Abidin! Efendisi onu ölüme terk eder mi? Muhakkak bir hekime baktırır! Tedavi ettirir. Aksi taktirde efendisinin tesislerinde üretim düşer, verim azalır. Her ne kadar ucuz iş gücü olsa da Abidin, efendisi Kunta’nın sağlıklı olması gerektiğini bilir. Kunta Kinte’ye “Sosyal güvenlik sistemimde açık var, bu nedenle seni tedavi ettiremem, sana ilaç bulamam, ilaç paranın bir kısmını sen vereceksin, eczacılar maraza çıkarırsa hepsini senden alırım” diyen var mı Abidin? Ayrıca Abidin, Kunta Kinte’nin gelirinden her ay azımsanamayacak miktarda bir sosyal güvenlik kesintisi de yapılmıyor. Bunu da hatırlatırım Abidin! Ama benim maaşımdan her ay, özel bir sosyal güvenlik sistemine dahil olsam, her türlü sağlık sorunumu en rahat biçimde çözebilecek bir miktar kesiliyor Abidin! Buna rağmen hastayım, çelimsizin, dişlerimi bile yaptıramıyorum Abidin! Dişlerim seni Abidin!
Şimdi söyle, o mu daha güvende ben mi?
Şimdi bak Abidin! Bu Kunta Kinte akşam evime ekmek götürebilecek miyim sıkıntısı yaşıyor muydu? Yaşamıyordu değil mi? En azından akşam evinde (hadi senin için kulübesinde diyeyim), bir tas çorbası vardı. Efendisi az da olsa karnını doyuruyordu değil mi? Peki ben, sen, biz, onlar ve bu ülkenin ötekileri neden “akşam evime ekmek götürebilecek miyim” diye kaygılanıyoruz Abidin? Daha özgür olduğumuz için mi? Eline dizine dursun Abidin! Seni ekmek Mushaf çarpsın Abidin!
Ama biz en azından yöneticilerimizi belirleyebiliyoruz diyeceksin!
Manipülasyon diye bir şey duydun mu Abidin! Oyunu verirken seni nasıl yönlendirdiklerini, seni nasıl mecbur ettiklerini, seni nasıl psikolojik baskı altına aldıklarını, seni, beni, onu, bizi, onları ve bu ülkenin ötekilerini nasıl birbirine düşürdüklerini bilmiyor musun Abidin? Allahaşkına Abidin! Yerim seni Abidin! Kızdırdın beni Abidin! Demokrasi oyunun en saf oyuncusu Abidin!
Bak şimdi! Kunta Kinte zar zor bulduğu işine gitmek için sabah yatağından üç saat önce kalkıp, bir buçuk saat yollarda telef oluyor muydu Abidin? Söyle Abidin! Ama biz telef oluyoruz! Telef kelimesini özellikle kullandım. Hayvanları bile taşırken belli bir say sınırı var Abidin! Yolda maliyeciler durdurur ve ceza keser. Ama biz insanları taşırken neden hiçbir sayı sınırı koymazlar? Hiç düşündün mü? Özgür olduğumuz için olmasın Abidin! Konuş Abidin! Cevap ver Abidin! Toplu ulaşım aracı mağduru Abidin!
Şimdi diyeceksin ki: Ama sen ekonomik özgürlüğe sahipsin. Kunta Kinte’nin bir maaşı bile yoktu!
Abidin kızdırma beni! Allahaşkına ben, sen, o, biz, siz, onlar ve bu ülkenin ötekileri her geçen gün fakirleşirken, onlara maaş verenler nasıl oluyor da daha da zenginleşiyor Abidin! Aldığım maaşım, saç traşıma yetmiyor Abidin! Yol paramı, kiramı, elektirik, doğalgaz, su, telefon, internet, ekmek, traş köpüğü, solaryum harcamalarımı çıkardığımda elimde bir şey kalmıyor Abidin! Ne sinemaya gidebiliyorum, ne tiyatroya, ne de bir bianele Abidin! Bak Salvador Dali Ne Olacak Bu Dünyanın Hali sergisine bile gidemedim.
Bak Abidin! Gördün mü? Birileri benim beklentilerimi de fena halde yükseltmiş. Ha bire tüketmek istiyorum Abidin! Solaryuma gitmek, sergi gezmek, sergiden pahalı tablolar alıp evime asmak, oradan çıkıp sinemaya gitmek, konsere gitmek istiyorum Abidin. Yazın tatile, kışın kayağa gitmek istiyorum! Büyük alışveriş merkezlerine gidip, para harcamak, kocaman hamburgeleri yiyip bir tomar para ödemek istiyorum. Ucuzluktan hiç ihtiyacım olmadığı halde bir sürü şey alıp evimi doldurmak istiyorum Abidin! Cep telefonumu modası geçtiği, rengi demode olduğu ya da ne bileyim modeli düşük olduğu için değiştirmek istiyorum. Tri Ji teknolojisine geçmek, arkadaşıma hava atmak, sonra aç yatmak istiyorum Abidin! Ama biliyor musun Abidin, daha benim bir evim bile yok! Anneme küstüm, tüm şehir bana küskün! Anlıyor musun koca kafalı Abidin! Tabi Abidin, Kunta Kinte benim yukarıda yaşadıklarımın hiçbirini yaşamadığı için benden daha az özgürdü değil mi? Şimdi söyle Abidin: Kunta Kinte mi daha özgür yoksa sen mi? Esaretin büyüktür Abidin! Acı olan ne bilir misin? Sen daha bunun farkında bile değilsin Abidin! Ah Abidin! Vah Abidin! Senin beynin sulanmış Abidin!
Diyeceksin ki: Ama Kunta Kinte’nin seyahat özgürlüğü yoktu! Ama senin var. İstediğin yere gidebiliyorsun!
Bilmiyorsun tabi ki Abidin!
Sen iş kanununu bilir misin? Orada ne yazar! Şehir dışına çıkmak için amirinden izin alman gerekir. Maazallah bir kazaya kurban gidersen, izinsiz şehir dışına çıktığın için geride bıraktıkların mağdur olacaklardır Abidin! Diyelim ki sağ ve salim olarak döndün o şehir dışı gezisinden. Ne olur biliyor musun Abidin? Eğer amirin bundan haberdar olursa, soruşturma yersin Abidin! Afiyet olsun Abidin! Şimdi söyle bana: Kunta Kinte ile aramızda ne fark var Allahaşkına Abidin? Şaşkın Abidin! Gezgin Abidin!
Abidin çocukken baban, öğrenci iken öğretmenin, askerken komutanın, işçiyken polisin, kaç kez dövdü seni! Saydın mı Abidin? Peki Kunta Kinte mi yoksa sen mi daha çok dayak yedin Abidin? Söyle Abidin! Ezik Abidin!
Abidin bak! Diyelim ki yaşadığın ülkeye başbakan oldun! Bir ülke (İsrail olsun!)diğer bir ülkeye (Filistin olsun) bodoslama giriyor. Çoluk çocuk, kadın, erkek, yaşlı, yaşsız demeden kırıp geçiriyor. Sen de buna dayanamıyor ve bağırıyorsun. O ülkeyi (İsrail olsun) tel’in ediyor, kınıyor, kızıyor ve bağırıyorsun. Nerde insanlık, nerde vicdan, nerde nerdeeee diye! Ne oluyor biliyor musun Abidin! En masumundan duygusal olduğunu söylüyorlar Abidin! Bir devlet adamının duygusal olmaması gerektiğini söylüyorlar Abidin!
Zaten Kunta Kinte ile tek benzerliğimiz burada Abidin! Onu da efendisi “Akıllı ol!” diye defalarca uyarmamış mıydı?
Onun dışında sen, ben, biz, siz, onlar ve bu dünyanın ötekileri, Kunta Kinte’nin bile gerisindeyiz Abidin!
Saf Abidin! Bu makaleyi sitenize eklemek icin tiklayin. Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu, kopyalayip, sayfanize yapistirin. Preview :
Otuzuncu Yazı - Ben Şimdi Kime İnanayım Abidin? - Kunta Kinte Bile Benden Daha Özgürmüş Abidin! Salı, 13 Ocak 2009 © 2010 - İDEAL DÜŞÜNCE Powered by QuoteThis © 2008 |
| Çarşamba, 24 Haziran 2009 18:34 tarihinde güncellendi |
Yorumunuzu ekleyin
Giriş Formu
Kimler Sitede
Şu anda 61 ziyaretçi çevrimiçiAnket
Sözün Gücü
Son Videolar
| Sigaramın Dumanına Sarsam 2010-07-26 15:16:27 |
| Hoşçakal 2010-07-26 14:52:17 |
| Tv Net Gazze Fragman 2010-07-19 01:23:24 |
| Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm 2010-07-13 22:54:46 |
| Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy 2010-07-13 05:27:16 |
ANALİZ
Google Analytics Verilerine göre
9 Şubat 2006 / 28 Mayıs 2010
tarihleri arasında
İDEAL DÜŞÜNCE'ye
101
farklı ülkeden
112007
kullanıcı
156317
ziyaret gerçekleştirmiş
414149
sayfayı görüntülemiş
ortalama olarak sitede
4 dakika 02 saniye
geçirmişlerdir.
İstatistikler
Üye : 129İçerik : 2131
Web Bağlantıları : 331






![]() | Bugün | 567 |
![]() | Dün | 732 |
![]() | Bu hafta | 3667 |
![]() | Geçen Hafta | 6181 |
![]() | Bu Ay | 26113 |
![]() | Geçen Ay | 27075 |
![]() | Toplam | 267116 |
IP: 38.107.191.81
,
Bugün: Tem 30, 2010









































