| Ortadoğu Türkiye ve Filistin |
|
|
|
| Yazar M. Emin POYRAZ |
| Pazar, 04 Ocak 2009 19:18 |
|
0RTADOĞU TÜRKİYE VE FİLİSTİN Muhammet Emin Poyraz GİRİŞ Makalenin başlığı, kitaplık çapında bir araştırma ve inceleme konusudur; ancak biz böyle anlamlı bir çabayı konunun uzmanlarına havale ederek “0rta Doğu, Türkiye ve Filistin” meselesi hakkında kendi fikir, düşünce ve kanaatimizi “ideal düşünce” okuyucusuyla teati etmeyi bir vazife telakki ediyoruz.Dünya insanlığının gözü önünde bir katliam sürmektedir. Bir toplum, bütün değerleriyle birlikte yok edilmeye çalışılıyor; insanlıktan, insan haklarından, demokrasiden, halkların özgürlüğünden söz edenlerin, lanetlenmiş bir toplumun insanlık suçuna ses çıkarmaması, müdahale etmemesi anlaşılabilir. Bunların olaya karşı seyirci kalmaları, hatta zaman zaman da Filistin halkını ve onun seçilmiş hükümetini suçlaması anlaşılır olmakla birlikte, aynı dine, ayni kitaba ve ayni ideallere iman etmiş adı Müslüman dünyasının, dünya siyasetinde müdahil güç olamaması, güçlerini birleştirememesi, haklarını ve halklarını koruyamaması düşündürücü bir hadisedir. İşte bu düşündürücü hadisenin üzerinde önemle durulması icap ediyor. 2008’in son günlerinde modern dünyanın gözü önünde İsrail’in, ABD desteğinden güç alarak Filistin topraklarını ve dolayısıyla Filistin Müslümanlarını, genç-yaşlı demeden bombalaması, kuruluşundan beri de soykırımı hedef alan politik tavır sergilemesi, - eğer “İslam dünyası” denilen bir güç varsa, ki ben şahsi kanaatim olarak inanmıyorum – üzerinde durulması gereken konuların ilkini teşkil eder. Osmanlının 0rta Doğu’dan emperyalist devletlerce çıkarılması, başka bir ifade ile 0rta Doğu’nun 0smanlı’dan tecrid ameliyesi sebebiyle bu bölgede aşiret temeline dayanan, ancak ekonomik yapısı, savunma sistemleri ve siyasal kültürleri itibariyle dışa bağımlı devlet- devletçiklerin ortaya çıkmasını kolaylaştırmıştır. Binaenaleyh, sadece gafletin bugünkü acı neticelerini “arz-ı mev’ud” idealleri istikametinde iyi değerlendiren İsrail devleti de bunlardan biridir. Batı’ya şirin görünmek, sadece ırk temeline dayanan bir kimlikle 0rta Doğulu bir kimliğin bundan böyle tarihin mahzenine atıldığının bir işareti olarak, Batı’lı değerlerin kutsal metinler gibi kabul edildiğinin bir alamet-i farikası babından bu devleti ilk tanıyanlardan biri, şüphesiz o günün Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’dir. Ne hazindir ki kuruluşundan itibaren günümüz de dahil olmak üzere Türkiye, bütün kurum ve kuruluşlarıyla, sosyal, ekonomik, siyasal ve kültürel tercihlerini Batı’ya çevirdiğinden, aynı din ve ayni kültürel mirasa sahip 0rta Doğu halklarıyla mütekabil münasebetlerini bir takım suni kavramlar üretmek suretiyle göz ardı ederek ihmal etmiş ve gerçekçi bir ifade kullanmak gerekirse gerekli ihtimam ve sıcaklığı göstermemiştir. Binaenaleyh bu boşluğu batılı devletler gayet yerinde değerlendirmiş, her türlü siyasi, ekonomik, kültürel ve savunma alanlarında gücü ellerinde tutmak, kontrol altında tutmak üzere bu coğrafyanın temel kaynaklarından istifadeyi devlet ve hükümet politikaları haline getirmişlerdir. TANIMLAMA 0rta Doğu, bugünkü tanımlanan sınırlar içinde kalan devletlerle sınırlı coğrafyanın bir bölümü değildir. Dolayısıyla 0rta Doğu, üç kadim coğrafyanın bir arada tanımından ibaret geniş sahanın tamamının ortak tanımıdır. Türkiye, hem coğrafi konumu itibariyle kadim kıtanın bir parçası hem tarihi ve aynı zamanda imparatorluk kimliğiyle bölgenin kilit merkezidir. Bu itibarla bu kadim coğrafya, jeostratejik ve jeoekonomik perspektif misyonuyla incelendiğinde; - Kuzey Afrika, - Merkezi 0rta Doğu, - Güney Asya, - 0rta Asya, - Kafkaslar olmak üzere yer kürenin bu bölgesini ihata eden kadim coğrafya parçasına “Büyük 0rta Doğu” Bu itibarla da denilebilinir ki bu kadim coğrafya bölgesi, insanlığın ve insanlık medeniyetinin de ilk otağıdır. 21. yüzyılın medeniyeti, bu kadim coğrafyanın ihsanına borçludur. DEVAMI HAFTAYA Bu makaleyi sitenize eklemek icin tiklayin. Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu, kopyalayip, sayfanize yapistirin. Preview : Powered by QuoteThis © 2008 |
| Pazar, 04 Ocak 2009 19:19 tarihinde güncellendi |
Yorumunuzu ekleyin
Giriş Formu
Kimler Sitede
Şu anda 65 ziyaretçi çevrimiçiAnket
Sözün Gücü
Son Videolar
| Sigaramın Dumanına Sarsam 2010-07-26 15:16:27 |
| Hoşçakal 2010-07-26 14:52:17 |
| Tv Net Gazze Fragman 2010-07-19 01:23:24 |
| Aytekin ATAŞ - Mecnunum Leylamı Gördüm 2010-07-13 22:54:46 |
| Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri - Mediha Emel Aksoy 2010-07-13 05:27:16 |
ANALİZ
Google Analytics Verilerine göre
9 Şubat 2006 / 28 Mayıs 2010
tarihleri arasında
İDEAL DÜŞÜNCE'ye
101
farklı ülkeden
112007
kullanıcı
156317
ziyaret gerçekleştirmiş
414149
sayfayı görüntülemiş
ortalama olarak sitede
4 dakika 02 saniye
geçirmişlerdir.
İstatistikler
Üye : 129İçerik : 2131
Web Bağlantıları : 331






![]() | Bugün | 574 |
![]() | Dün | 732 |
![]() | Bu hafta | 3674 |
![]() | Geçen Hafta | 6181 |
![]() | Bu Ay | 26120 |
![]() | Geçen Ay | 27075 |
![]() | Toplam | 267123 |
IP: 38.107.191.84
,
Bugün: Tem 30, 2010









































