| The Economist’te bir haber… |
|
|
|
| Yazar Editör |
| Cuma, 03 Temmuz 2009 13:22 |
|
The Economist’te bir haber… / Editörün Notu
Sabrınıza sığınarak, önce bugünkü gazetelerde yayınlanan aşağıdaki haberi okumanızı ve özellikle altı çizili cümlelere dikkat etmenizi rica ediyoruz. Ardından birkaç satırlık yorumumuz olacak.
The Economist dergisi, tartışmalı askeri yargı yasasını değerlendiren ilginç analizinde "Türkiye’nin laik elitinin gergin olması anlaşılır" denildi. Laiklerin asıl korkusu da şu ifadeyle tarif edildi: Birçoğu, AKP’nin gerçek misyonunun, Türkiye’yi demokratikleşmek değil, onu İslam rejimine dönüştürmek olmasından korkuyor. İngiliz haftalık dergisi The Economist, son sayısında yer verdiği “Ordu ile hükümet arasındaki gerilim, reformları teşvik edebilir” başlıklı analizinde, askeri yargı yasası için “Ordunun dokunulmazlığına en büyük meydan okuma” ifadesini kullanırken, “Generaller köşeye sıkışmış gibi hissediyorlar ve bu, onları tehlikeli kılıyor” iddiasına yer verdi. Dergi, bazı hükümet üyelerinin Anayasa Mahkemesi’nin askeri yargıya ilişkin yasayı iptal etmesi halinde rahatlanmış hissedeceğini de savundu. TBMM tarafından kabul edilen askeri yargı ile ilgili tartışmalı yasa ve Kurmay Albay Dursun Çiçek’in tutuklandıktan 18 saat sonra tahliye edilmesine de dikkat çekti.
“LAİK ELİTİN GERGİN OLMASI ANLAŞILIR” Son “darbe söylemleri”nin Erdoğan’ı yeni bir reform dalgasını başlatmasına yol açmış olabileceğinin de belirtildiği analizde, hükümetin Ruhban Okulu’nun açılmasından söz ettiğine, Erdoğan’ın IMF ile anlaşmaya yönelik müzakerelerin yakında yeniden başlayacağını kaydettiğine dikkat çekildi. Dergi şöyle devam etti: “Sık sık orduyu, Atatürk’ten ilham alan özgür bir yaşam tarzının tek garantisi olarak gören Türkiye’nin laik elitinin gergin olması anlaşılır. Birçoğu, Ak Parti’nin gerçek misyonunun, Türkiye’yi demokratikleşmek değil, onu İslam rejimine dönüştürmek olmasından korkuyor.” “Ve darbe günleri sona erdi mi? Böyle bir sorunun hala sorulabilmesi, küçük olsa da yeni bir askeri müdahale riskinin hala var olduğunu gösteriyor. Tecrübeli bir askeri gözlemci de ‘Generaller, köşeye sıkışmış gibi hissediyor ve bu onları tehlikeli kılıyor’ diyor. Bu da, hükümetteki bazılarının, kendilerinin çıkarttığı yasanın Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesi halinde neden rahatlanmış hissedeceklerini açıklıyor.”
“BELGE KONUSUNDA ERDOĞAN GERİ ADIM ATMADI” Spekülasyonların aksine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “İrtica ile Mücadele Belgesi” konusunda geri adım atmadığını belirten dergi, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un da tutumunu değiştirmeyerek hükümetin yasayı gözden geçirmesi için “bastırdığı”nın belirtildiğini de yazdı. “Tüm gözler şimdi Abdullah Gül’e çevrilecek” diyen dergi, Gül’ün yasayı Parlamentoya geri göndermesi halinde “prestijinin büyük bir darbe yiyeceği” yolundaki görüşlerini de aktardı. The Economist, yasayı “ordunun dokunulmazlığına en büyük meydan okuma” olarak nitelediği analizinde, AKP’nin generallerin gücünü azalttığını, MGK’yı reform ettiğini belirterek, “Sayın Gül’ün cumhurbaşkanlığına getirilmesi, ordunun imajına zedelerken Ak Parti’nin imajını güçlendirdi” yorumunu da yaptı.
Haber bu kadar…
ŞİMDİ 70’li yıllar, sağ-sol, 80’li ve 90’lı yıllar Kürt sorunu ile, 2000’li yıllar da laik-anti laik çekişmesi ile harcandı. Şu soruya nasıl bir cevap verirsiniz? 27 Mayıs ihtilalinden başlayarak, günümüze kadar yaşadığımız çalkantılarda İngilizlerin rolü ne kadardır acaba? Irak’ı ABD ile birlikte işgal eden müttefiklerin ABD’den sonra en güçlü unsuru olan İngilizler neden dünya kamuoyunda bahse değer bulunmadı? Lonra’daki metro saldırısına kadar dünya kamuoyu İngilizlerin de Irak’ta olduğunu ne kadar fark etmişti? Hem işgalci olacaksınız, hem de sizden tek satırla olsa bile bahsedilmeyecek! Bu nasıl bir beceridir? Ayrıca; ülkemizde yaşanan tartışmaların, sadece iç dengelerin etkisi ve değişmesi ile açıklanması ne kadar doğru ve yeterli sizce? Çoğu zaman da ABD’yi zor durumda bırakacak küresel ölçekli operasyonların hemen hemen tamamında yer alan İngiliz’lerin, Türkiye gibi stratejik bir ülkeyi ilgi alanı dışında bırakacağını kim söyleyebilir? Yabancılar, Türkiye hakkında Batı basının etkili organlarında çıkacak her satırın, Türkiye’de ses getireceğinin farkındalar. Yukarıdaki haberin diline lütfen dikkat ediniz. Öncelikle hassasiyetleri kaşıyan bir dile sahip… Dergi yasayı “Ordunun dokunulmazlığına en büyük meydan okuma” olarak niteliyor sonuçta… İkincisi, sorunun muhtemel çözüm yollarını baltalayacak bir üsluba sahip. Deyim yerindeyse eşeğin aklına karpuz kabuğu düşüren cinsten… “Gül’ün yasayı Parlamentoya geri göndermesi halinde “prestijinin büyük bir darbe yiyeceği” ifadesi başka nasıl açıklanabilir? Üçüncüsü, AB yolunda Türkiye’ye koşulsuz destek verdiğini ifade eden bir ülkenin güçlü bir yayın organında yayınlanması tuhaf karşılanabilecek satırlar… “Ve darbe günleri sona erdi mi? Böyle bir sorunun hala sorulabilmesi, küçük olsa da yeni bir askeri müdahale riskinin hala var olduğunu gösteriyor.” Dördüncüsü, haberde küçük hafıza tazelemeleri ve tekere çomak sokmalar da görüyoruz! “AKP’nin generallerin gücünü azalttığını, MGK’yı reform ettiğini belirterek, “Sayın Gül’ün cumhurbaşkanlığına getirilmesi, ordunun imajına zedelerken Ak Parti’nin imajını güçlendirdi.” Acaba bu haber Türkiye’nin AB birliği çabalarına küçük bir katkı mıdır? Batı kamuoyunda, özelde de İngiliz kamuoyunda Türkiye imajını “hafifçe” zedelese de… Ve son soru: Yoksa bazı “minik kuşlar” Ankara’dan Londra’ya “ne yaparsanız yapın, kavga etmeme konusunda kararlılar” haberini mi uçurdu? Bütün bunlardan sonra son bir not: Ankara'da bir belgenin ya da benzeri bir şeyin yol açacağı bir kriz daha çıkarsa hiç şaşırmamak gerekiyor. İdeal Düşünce Editör
Bu makaleyi sitenize eklemek icin tiklayin. Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu, kopyalayip, sayfanize yapistirin. Preview : Powered by QuoteThis © 2008 |
| Salı, 21 Temmuz 2009 15:42 tarihinde güncellendi |
Yorumunuzu ekleyin
Giriş Formu
Sözün Gücü
Kimler Sitede
Şu anda 59 ziyaretçi çevrimiçiSon Videolar
| Neredesin Sen - Neşet ERTAŞ 2010-03-08 20:57:30 |
| Kill The Messenger - Sibel EDMONDS 2010-03-08 19:09:11 |
| Bu Şehir Girdap Gülüm 2010-03-07 14:30:58 |
| Gokhan Kirdar - Yerine Sevemem 2010-03-07 14:15:50 |
| Zil Şal ve Gül - Nesrin SİPAHİ 2010-03-06 23:02:42 |
ANALİZ
Google Analytics Verilerine göre
9 Şubat 2006 / 8 Şubat 2010
tarihleri arasında
İDEAL DÜŞÜNCE'ye
97
farklı ülkeden
98242
kullanıcı
137782
ziyaret gerçekleştirmiş
369638
sayfayı görüntülemiş
ortalama olarak sitede
4 dakika 13 saniye
geçirmişlerdir.
İstatistikler
Üye : 119İçerik : 1871
Web Bağlantıları : 278






![]() | Bugün | 327 |
![]() | Dün | 700 |
![]() | Bu hafta | 3319 |
![]() | Geçen Hafta | 5303 |
![]() | Bu Ay | 8622 |
![]() | Geçen Ay | 4163 |
![]() | Toplam | 153126 |
IP: 38.107.191.103
,
Bugün: Mar 12, 2010




















