| KANLA, İRFANLA KURDUK; BİZ BU CUMHURİYETİ!.. |
|
|
|
| Yazar Hüseyin ERKAN |
| Çarşamba, 01 Eylül 2010 19:28 |
|
Ş u ABD Başkanları, -adı ister Bush olsun, ister Hüseyin Barack Obama- bir tuhaf oluyorlar vesselam!
“Bu da nerden çıktı şimdi? Neden tuhaf oluyorlarmış?” mı diyorsunuz? Bakın anlatayım: Biliyorsunuz, Amerika’nın Irak’ta olduğu gibi, Afganistan’da da bir ordusu var… Siz, ister “işgal ordusu” deyin, isterseniz başka bir şey… O beni ilgilendirmez. Ordu olunca, onun da bir komutanı olması gerekir; değil mi ya!.. Olmaz olur mu? Tabiî, var… Adı, “Stanley Mc Chrystal”di yakın zamana kadar. Rütbesi, general… Bu yüksek rütbeli komutan, bir gazeteci ile yaptığı mülakatta: “Bu problemin çözü-münde hükümet öyle değil de böyle yapsa, bence daha doğru olur.” gibisinden bir söz edi-yor. Ve bu cümlesi de gazetede yayımlanıyor. Yayımlanır yayımlanmaz da Amerikan kamuoyu ve politikacıları hop oturup hop kal-kıyor. Oysa, ne var bu cümlede, değil mi ya! Ama orası Türkiye değil, Amerika… “Bir komutan, bir asker nasıl konuşurmuş böyle?” “Yüksek rütbeli muvazzaf bir general, hükümeti eleştirme hak ve yetkisi olmadığını bilmiyor muymuş?” “Biliyorsa, yasalara aykırı olarak böyle konuşma cesaretini nerden alıyormuş?” “Barack Obama, böyle konuşarak suç işleyen bu komutanı görevden almak için daha ne bekliyormuş?” Gerçekten de hiçbir ABD Başkanı, rütbesi ve görevi ne olursa olsun, hükümeti eleşti-ren hiçbir komutanı affetmezmiş! Nitekim, Obama da bu generali görevden alıverdi hemen. Kimse de: “Obama yanlış yaptı. Böylesine başarılı bir komutan, gazeteci ile yaptığı mülakatta, maksadını aşan bir söz söyledi diye görevden alınır mı? Ordu rahatsız… Tank-lar yürümeye, jetler uçmaya hazır… Bu gece ne olacağı belli olmaz!” gibilerden bir söz söylemiyor; yazmıyor. Demek ki yalnız ABD Başkanları değil, ABD basını, ABD muhalefeti ve kamuoyu da bir tuhaf!.. Kendimi bildim bileli, ülkemizde benzer bir durumu hatırlamıyorum ben. Hangi Cumhurbaşkanı, hangi genelkurmay başkanını, hangi kuvvet komutanını, hangi ordu komutanını görevden almıştır bugüne kadar! Almamıştır; almaz da… Neden mi?.. Çünkü bizim komutanlarımız, ABD’nin Afganistan komutanı gibi, terbiyesizlik edip hükümeti asla eleştirmezler! “Bence, bu konuda hükümet öyle değil de şöyle yapmalıydı.” “Meclis falancayı Cumhurbaşkanı seçmez, seçmemeli, seçemez” demezler. Çünkü bizim komutanlarımız, askerî liselerden harp akademilerine kadar aldıkları eğitim gereği, atanmışların seçilmişleri eleştirmeyeceklerini çok iyi bilirler! İşte bu yüzden, bırakın ordu komutanlarını, kuvvet komutanlarını, Genelkurmay Başkanları bile –başta hangi iktidar, hangi hükümet bulunursa bulunsun- “ülke şöyle yönetilmeli, böyle yönetilmeli,” gibi bir söz söylemez. Çünkü, çok iyi bilirler ki, onlara bu rütbeler, bu makamlar, bu köşkler, bu arabalar, bu silahlar, bu yüksek maaşlar hükümeti eleştirsin, ülke yönetimine müdahale etsin diye verilmemiştir. Çünkü, çok iyi bilir ki bizim komutanlarımız, onların görevi, yurdumuzu, sınırlarımızı korumaktır. Ordu siyasete karışmaz. Siyaset yapmak, siyasetçilerin işidir. Hükümeti eleştirmek muhalefetin görevidir. Halk iktidardakileri de dinler, muhalefet-tekileri de, kimi beğenirse, kimi isterse onu seçer. Yüksek komutanların görevi, muhtemel bir düşman saldırısına karşı planlar yapmak, ordumuzu bu planlara göre eğitip hazırlamaktır. Bugün, ilkokul öğrencilerinin bile bildiği bu basit bilgileri, yüksek komutanlarımızın bilmediğini düşünmek ne kadar ayıp!.. Hamdolsun ki, bizim komutanlarımız, ABD’nin Afganistan komutanı gibi bir hata yapmaz. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlarımız da hiçbir komutanı görevden almak zorunda kalmaz. Evet, bizde Cumhurbaşkanları ve Başbakanlar, bugüne değin, hiçbir yüksek komutanı görevden almamıştır ama yüksek komutanlar gerektiğinde Cumhurbaşkanları ve Başbakan-ları görevden almışlardır. Bu konuda biz ne Amerika’ya benzeriz, ne İngiltere’ye, ne Japonya’ya… Kime mi benzeriz? Bu sorunun cevabını siz de bilirsiniz: Biz, bize benzeriz!.. Cumhuriyet tehlikeye düştü müydü, Atatürk devrimleri ve özellikle lâiklik tehlikeye düştü müydü, onca emek vererek yetiştirdiğimiz komutanlar: “Bana ne!.. Bu benim görevim değil… Bu beni ilgilendirmez.” deyip köşelerine çekilip oturmazlar; “vatan ve milletin saadet ve selameti için” her türlü tehlikeyi göze alıp gözünü budaktan, sözünü dudaktan esirgemeyerek elbette yönetime el koyarlar ki, koymasalar ayıp ederler zaten! Bu milletin yemeyip yedirdiği, giymeyip giydirdiği, gözbebeği gibi koruyup esirgediği, sevgi ve saygısını asla esirgemediği komutanlarının “Cumhuriyeti koruma ve kollama” ko-nusunda “bana ne” demek gibi bir ayıp işleme lüksleri olamazdı elbette! Yıllardır radyo ve televizyonlarımızda sık sık “Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadı- yız” “Yaşa, var ol Harbiye, yıkılmaz saffetinle” marşını dinleyemediğimiz için, kulaklarımız paslandı nerdeyse! “Alnımızda bilgilerden bir çelenk” diye başlayan Öğretmen Okulları Marşı, Harbiye Marşı’nın yanında ne kadar sönük, ne kadar boynu bükük, ne kadar zavallı kalıyor, değil mi? Sahi, “Alnımızda bilgilerden bir çelenk” diye başlayan bir marş duymuş muydunuz siz? Var mıydı, öyle bir marş? Varsa bile, kim söyler; kim dinler? Duysanız da duymasanız da, varsa da yoksa da geçin bir kalemde siz onu. Harbiye Marşı gibisi var mı? “Kanla, irfanla kurduk; biz bu Cumhuriyeti” sözleri de var Harbiye Marşı’nda ama herkes “kan”dan söz ediyor çevremde, “irfan”dan söz edeni arar oldu gözlerim.
Hüseyin Erkan Dilem Yayınevi Genel Yönetmeni
Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu, kopyalayip, sayfanize yapistirin. Preview : Powered by QuoteThis © 2008 |
Yorumunuzu ekleyin
Giriş Formu
Kimler Sitede
Şu anda 103 ziyaretçi çevrimiçiAnket
Sözün Gücü
Son Videolar
| Çıkayım Gideyim 2010-08-30 02:38:18 |
| Yalgızam Yalgız - Reşid Behbudov 2010-08-30 01:53:07 |
| Çıkayım Gideyim 2010-08-30 00:39:41 |
| Kağıt 2010-08-27 22:25:13 |
| Cartel - Karakan Erci e ve Cina-i Şebeke Kartel 2010-08-25 03:13:34 |
ANALİZ
Google Analytics Verilerine göre
9 Şubat 2006 / 30 Temmuz 2010
tarihleri arasında
İDEAL DÜŞÜNCE'ye
101
farklı ülkeden
119040
kullanıcı
165094
ziyaret gerçekleştirmiş
432901
sayfayı görüntülemiş
ortalama olarak sitede
3 dakika 56 saniye
geçirmişlerdir.
İstatistikler
Üye : 134İçerik : 2198
Web Bağlantıları : 331






![]() | Bugün | 707 |
![]() | Dün | 754 |
![]() | Bu hafta | 4087 |
![]() | Geçen Hafta | 5582 |
![]() | Bu Ay | 2221 |
![]() | Geçen Ay | 22887 |
![]() | Toplam | 293144 |
IP: 38.107.191.83
,
Bugün: Eyl 03, 2010











































