You are here:   İdeal Düşünce Yazarlar İhsan ÜNLÜ

Yazarlarımızın Eserleri

JT Slayt Gösterisi modülü resimleri yüklüyor. Lütfen bekleyiniz...
Hikayelerle Karakter Eğitimi - Vedat ÖZCANBelediyelerde Proje Yönetimi - Akif ÇARKÇIKent Yönetimine Farklı Bakışlar - Akif ÇARKÇIYaşamak Zamanı - Hüseyin ERKANCam Kırığı Sancım - Türkan ASLANYerel Siyaset Üzerine Söyleşiler - Akif ÇARKÇIUlusal Kalkınma İçin Yerel Teklifler - Akif ÇARKÇIYeni Kamu Yönetimi Çağında... - Akif ÇARKÇIAkıl Eğitimi - 1 Teori - Haki DEMİRAkıl Eğitimi - 2 Pratik - Haki DEMİRAklı Geliştirmenin Yolları - Haki DEMİRAklı Güçlendirmenin Yolları - Haki DEMİRBeyni Güçlendirmenin Yolları - Haki DEMİRHayata Karşı Mukavemet Usulleri - Haki DEMİRİnsanları Keştefmenin Yolları - Haki DEMİRMukavemet Merkezleri - Haki DEMİRZekayı Kullanabilme Metodu - Haki DEMİRLatifeler&Letaif - Ebubekir AYTEKİNDiyaloğun Acı Meyveleri - Vedat ÖZCANEntegre Muhafazakar - Vedat ÖZCANTürk'ü Bilmek Türk'ü Sevmek - Hakan YAVUZ

Anket

Anayasa değişikliği oylamasında oyunuz ne olacak?
 
İSTANBUL’DA RAMAZAN VE ORUÇ PDF Yazdır E-posta
Yazar İhsan ÜNLÜ   
Pazar, 22 Ağustos 2010 20:00
0.0/5 (0 oy)

Y
aklaşık 1 aydır İstanbul’dayım. İstanbul, burada yaşayanlar için çile olsa da bizim gibi dışardan gelip görenler için çok harika bir megakent. Güzelliklerini anlatmak bu satırlara sığmaz, ancak gezip yaşayanlar bilir.

İstanbul, Ramazanla birlikte ayrı bir güzelliğe bürünmüş. Hemen her yerde Ramazan çadırlarına ve etkinliklerine rastlamak mümkün. Geçen akşam davetli olduğum bir program vesilesiyle gördüğüm Feshane, gerçekten görülmeye değer. Eski güzelliğine kavuşmakta olan boğazın incisi Haliç’in hemen yanı başındaki bu mekanda harika şenliklere tanık oluyorsunuz.

İstanbul’un selatin camileri hınca hınç dolu. Bir taraftan mukabeleler okunuyor, bir taraftan teravihler kılınıyor, öbür yandan sohbetler sahurları buluyor. Müezzinler en güzel nağmelerini yapabilmek için adeta yarışıyorlar.

Tabi bütün bu coşku seli içersinde Ramazan gerçekten hakkıyla idrak edilebiliyor mu? diye sormaktan da kendimi alamıyorum. Veya soruyu şöyle sormak da mümkün; Ramazan, insanların kendilerini olabildiğince sadeliğe bürüyüp ruhlarını arandırdıkları oruç ayı mı? Yoksa zengin sofralar etrafında buluşup coşkunun egemen olduğu bir ay mı?

Şunu hemen söyleyelim ki dini inanış ve ritüellerin beraberinde mutlaka bir kültür gelişmiştir ve bu gayet doğaldır. Ancak bana sorarsanız bunu biraz abartıyoruz gibime geliyor. Ben şahsen  sade ve nezih ortamlarda daha asude bir Ramazanı tercih ederim. Kaldı ki tok olanların alabildiğine arttığı ve aç olanları anlamaz hale geldiği şu çağda, biraz daha fakir-fukaraya dönük ve onlarla empati ortamı yakalayabilecek atmosferler orucun ruhuna daha uygun olsa gerektir diye düşünüyorum.

O halde Oruç Nedir? Oruç’taki Murad-ı İlahi Ne Olabilir?

Bakara suresi, 183. ayeti kerimesinde Cenab-ı Hak; “Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere olduğu gibi size de yazıldı. Belki bu sayede takvaya erersiniz.” buyuruyor. Bu ayetten de anlıyoruz ki oruç, İslam ümmetinden önceki milletlere de farz kılınmış zamanlar ve zeminler üstü bir ibadettir. Oruç, tüm insanlık kervanını kuşatmış evrensel bir kulluk bilincidir.

Orucun gerekçesini oluşturan ‘takva’ kavramı, orucun sadece aç ve susuz kalmak değil, aksine ruhu besleyerek kemâlâta ermek olduğunu ifade eder. Oruç tutmak aslında kendini tutmak ve nefse hakim olabilmekle eşdeğerdir. Bir yazarımızın ifadesiyle, oruçla başını dik tutmak, imanını diri tutmaktır.

Kaldı ki Allah Teala’nın ne bizim ibadetimize, ne de varlığımıza ihtiyacı vardır. Varlığımızı, varlığına muhtaç olduğumuz Yüce Zat, bu tasarrufuyla bizim iyiliğimizi istemektedir. Yine Cenab-ı Hak, bu ibadetle asla kullarına zulmetmemekte; bilakis kullarının nefislerine hakim olarak kamil insanlar olmalarını ve bu vesileyle O’nun rızasına ermelerini murad etmektedir.

Meleklerden farklı olarak gazap ve şehvet gibi duygulara sahip olarak yaratılan insanın belki de en zayıf halkası iki dudak ve iki bacak arası olsa gerektir. Buna binaen tüm peygamberler ve son peygamber Hz. Muhammed(a.s) bu noktalara dikkat çekerek nefis terbiyesine önem vermişlerdir.

Ruhuna uygun bir şekilde tutulan orucun, sahibini ruhen yücelteceğinde şüphe yoktur. Aksi zaten Hz. Peygamberin işaret buyurduğu gibi perhizden başka bir şey olmayacaktır.

Bu manada orucun müthiş bir eğitim aracı olduğu aşikardır. Ruhuna uygun bir şekilde tutulan orucun, sahibini ruhen yücelteceğinde şüphe yoktur. Aksi zaten Hz. Peygamberin işaret buyurduğu gibi perhizden başka bir şey olmayacaktır.

İbadetlerin de insan vücudu gibi bedensel ve ruhsal yönleri vardır. Kişinin gün boyunca aç ve susuz kalması, orucun şekil boyutudur. Aç ve susuz kalan uzuvların diğer uzuvlarla birlikte her türlü kötülük ve günahtan arındırılması ise ruhsal boyutudur. Asıl istenen oruç bu oruçtur. Bu şekilde tutulan oruçla mümin, elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği emin bir kimse olacaktır.

Bu bilinçle tutulan oruçla mümin; eline, beline, diline sahip çıkarak kimsenin kusurunu görmeye fırsat bile bulamadan kendi eksik ve kusurlarını gidermeye çalışacaktır. O orucu tutarken, oruç da onu tutacak ve iradesine sahip çıkacaktır.

Ham ervahlıktan çıkıp kamil bir insan olmaya namzet insanlar yetiştirmiş Yunus’un, ‘ete kemiğe büründüm/ Yunus diye göründüm’ diye ifade ettiği de tam bu gerçektir. Neticede beden, asıl cevher olan ruhu taşıyan bir araçtır. Bedenî ve şehevî ihtiyaçlar ne kadar azaltılıp kontrol altına alınabilirse, ruhun yükselişi ve olgunluğu o kadar hızlı olacaktır.

Sonuçta oruçla olgunlaşan ruh, dövene elsiz, sövene dilsiz kesilecek ve Allah’ın rızasına uygun bir hale erişecektir. Tüm peygamberlerin ve Allah dostlarının hayatında oruç vardır. Özellikle sufilerin ‘riyazat’ ve ‘perhizkarlık’ adını verdikleri bu ibadet, seyr-i suluk içersinde önemli kilometre taşlarıdır.

Allah Resulü(a.s) sadece Ramazan ayında değil, daha önceleri Muharrem ayında ve ayın sair günlerinde de oruç tutmuşlar ve tutulmasını tavsiye etmişlerdir. Ömrü boyunca midesine ve şehvetine çalışan insanları, beşerilikten insaniyete taşımanın en somut ifadesi oruç olmuştur.

Oruç, aynı zamanda bedenin zekatıdır. Sağlıklı bir bedene sahip olan mümin, bunu kendisine bahşeden Rabbine bu kabilden teşekkürünü arz eder. Sair zamanlarda büyük bir iştahla tattığı şeylere, bir süre el uzatmayarak emre amade olduğunu gösterir.

Orucun elbette sayısız hikmet ve faydaları vardır. Ancak biz bununla iktifa edip Ramazan-ı şerifin hayırlara vesile olmasını dileyelim.

17.08.2010

İhsan ÜNLÜ

adges:p}
Bu makaleyi sitenize eklemek icin tiklayin.

Makaleyi sitenize eklemek icin asagidaki kodu,
kopyalayip, sayfanize yapistirin.




Preview :

İSTANBUL’DA RAMAZAN VE ORUÇ
Pazar, 22 Ağustos 2010

Powered by QuoteThis © 2008
Pazar, 22 Ağustos 2010 22:22 tarihinde güncellendi
 

Yorumunuzu ekleyin

İsminiz (Rumuzunuz):
YOUREMAIL:
Başlık:
Yorum:

yazarin diger yazilari icin tiklayiniz

Giriş Formu



Kimler Sitede

Şu anda 97 ziyaretçi çevrimiçi

Haber Kanalları

Anket

Bugün seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz?
 

Sözün Gücü

Yeni Sayfa 1

Son Videolar

Çıkayım Gideyim
Çıkayım Gideyim
2010-08-30 02:38:18
Yalgızam Yalgız - Reşid Behbudov
Yalgızam Yalgız - Reşid Behbudov
2010-08-30 01:53:07
Çıkayım Gideyim
Çıkayım Gideyim
2010-08-30 00:39:41
Kağıt
Kağıt
2010-08-27 22:25:13
Cartel - Karakan Erci e ve Cina-i Şebeke Kartel
Cartel - Karakan Erci e ve Cina-i Şebeke Kartel
2010-08-25 03:13:34
Yeni Sayfa 1

ANALİZ

Google Analytics Verilerine göre

9 Şubat 2006 / 30 Temmuz 2010

tarihleri arasında

İDEAL DÜŞÜNCE'ye

101

farklı ülkeden

119040

kullanıcı

165094

ziyaret gerçekleştirmiş

432901

sayfayı görüntülemiş

ortalama olarak sitede

3 dakika 56 saniye

geçirmişlerdir.

İstatistikler

Üye : 134
İçerik : 2198
Web Bağlantıları : 331
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün687
mod_vvisit_counterDün754
mod_vvisit_counterBu hafta4067
mod_vvisit_counterGeçen Hafta5582
mod_vvisit_counterBu Ay2201
mod_vvisit_counterGeçen Ay22887
mod_vvisit_counterToplam293124

Online (20 dakika önce): 9
IP: 38.107.191.82
,
Bugün: Eyl 03, 2010
JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval