İDEAL DÜŞÜNCE - Düşünceye Açılan Pencere

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
İdeal Düşünce Yazarlar Selahattin ÖZYURT

Altından Yel Esen Devlet Ne Olur?

E-posta Yazdır PDF
0.0/5 (0 oy)

CHP kongresi vesilesiyle, post modern Martin Luther Deniz Baykal Hocaefendi Hazretleri'nin yeni bir "kurultay kerameti" ne şahadet ederken ve "laiklik vaazı" nı dinlerken (hâşâ) şu düşünceye kapıldım:

Laiklik üzerine Tanrı onlarca ayet göndermiş olmalıdır; ancak, bu ayetler ya kutsal kitap derlenirken unutulmuş veya AKP tarafından kitaptan çıkarılmıştır.

Bu "kutsal vaaz" henüz yargımızın radarlarına takılıp da bir "ırgalama/ırgalanma" etkisi göstermemiştir. (İlkokuldayken öğrenmiştik: "Bişi bişiyi ırgalarsa orada guvvet vardır" diye…)

Ne diyordu muhtemel(!) ebedi şefimiz vaazında: "Din de bizim, laiklik de, devlet de…"

Daha önce bu manifestonun "kurşun atan da bizim, yiyen de…" versiyonundan tatmıştık; milletçe…

Bir yazımda CHP'nin demokratik zeminde "siyasal bir mevta" olduğunu belirtip, ruhunu şad etmiştim. Ancak başka zeminlerde bir "üst yapı" rolüne kurgulanıp karşımıza çıkacağına da belirtmiştim…

Bu "üst yapı" nın nevini anlayabilmek için "alt yapı üst yapıyı belirler" klişesinden hareket etmek gerekmektedir.

CHP kurultayından birkaç gün önce gazetelerde okuyoruz:

"Ergenekoncular Cuma sohbetleri yapmış"…

Haberin ayrıntısında, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde "deliler çıkmazı" diye bir birim (sonradan "toprak hattı" olmuş adı) derin çetelere mi hizmet etmiş, yoksa derin çeteler burayı mı mekân tutmuş pek anlayamamakla birlikte "okul-sanayi işbirliği" türü bir organizasyona dikkat çekildiği gözlenebilmektedir.

Şahsen bahse konu "toprak hattı" konferanslarına katılıp haziruna "III. Harname editörü" sıfatıyla "eşek diploması" dağıtmış biri olmama rağmen, gazetelerdeki haberin künhüne vakıf olamadım.

Ama bildiğim şudur:

Eskiden oruç ayı için ay bakmaya gidilirmiş; ay göründüğünde oruca başlanırmış…

Son zamanlarda da bir kısım üniversite rektörü ve müştemilatı "darbe gözlem kulüpleri" kurarak mütemadiyen darbe bekliyorlar.

Sayın Mevlana, ay gözlenirken kaşından bir kıl gözünün önüne gelince ay zannedenlerden hareketle, insanlığa şu evrensel dersi vermektedir:

"Kıvrılmış bir kıl gözünde perde olursa, senin bütün parça buçukların eğrilmiş halin nice olur?"
Bu evrensel dersten hareketle bugün darbe beklentisi ve isteği içerisinde olanların (darbe manyaklarının) bütün parça buçuklarının eğrilmiş hallerini ibretle seyrediyoruz.

Marmara İlahiyat'ın hocalarını tanırım; bunların darbecilerle ünsiyetinin "hacı hacıyı Mekke'de, derviş dervişi tekkede, deli deliyi dakkada bulur" türünden öte bir şey olmadığını kuvvetle tahmin edebiliyorum.

Dolayısıyla Marmara İlahiyat Fakültesi hocalarının "delilik sorunu" açısından incelenmelerinin daha faydalı olacağını düşünüyorum.

Kronik sorunlarımızın temelinde "kökümüzü inkar" ve kültürümüzle bağlarımızı koparmak yatmaktadır.

Yük eşeklerine binmeyi yasaklayan, kuşlara vakıf kuran bir medeniyetin çocukları geçmiş tecrübeleri/birikimleri silip atarsa, çözümleri eskiden beri bilinen sorunların içinden çıkılmaz hale gelinmektedir.

Ecdadımız delilerle ilgili şu çözümü geliştirmiştir:

Dalyalınayak denen bir takım yarmanot delileri Osmanoğulları yetiştirirlermiş. Durmadan karbonhidratla pompalanarak daha da devleştirilen bu heyulalara sabahtan akşama kadar habire mermer dövdürülürmüş. Vakti kerahet (savaş vakti) geldiğinde mevzu bahis kişiler öyle bir kıvama gelirmiş ki, çıplak, deli, balyoz elli ve devasa yaratıklar olarak, okları yiyip ölmezlerse karşılarına çıkacak ilk zibidiyi boynunu kırarak, kafasını parçalayarak mevta ederlermiş…

Ve kendileri de ölürmüş…

Günümüzde, delilerimizle ilgili bir "deliler bölüğü" ve Osmanlılar gibi sık sık savaşımız da olmadığı için metrekareye düşen deli miktarımız oldukça fazlalaşmıştır.

Devletimizin bunlara ilişkin bir projesi de bulunmadığından, hayatın her alanına sinmişlerdir. Öyle ki üniversitede profesör, gazetelerde genel yayın yönetmeni vs. türlerine bile rastlamak mutad hale gelmiştir.

Bütün bilimsel(!) ve konjonktürel(!) tespitleri, sıralaması değişen 10-15 kelimeyle şekillenmekte ve eğilmez-bükülmez doğrulara sahip olduklarını zannetmektedirler.

Sahip oldukları doğruları kendilerine saklasalar bir nebze tolere edilebilirler; ancak, sahip olduklarıyla sağa sola saldırmaktadırlar.

Bu türlere artık "deliler bölüğü" nü oluşturan "dalyalınayak" yerine "dilyalınayak" veya "zekayalınayak" sıfatları daha uygun kaçmaktadır.

Sıralamasını değiştirip, "doğrular" oluşturdukları yegâne kelime ve kavramları şunlardır: Gaflet, dalalet, ihanet, hıyanet, vatan haini, asmak, kesmek, dönek, yumoş, liboş, ahde vefa(vaat edilmiş arpalar)

Bilimin, teknolojinin ve insanlığın gelmiş olduğu bugünkü noktada devletimiz bunlara ilişkin bir proje düşünürse bence çok başarılı olur. Mesela, bu türler turizme açılabilirse, muasır medeniyetlerin ilgilerine mazhar olabilirler.

Bilebildiğim kadarıyla, bugüne kadar delilerimizle ilgili lokal ve gayri resmi çözümlerimizin dışında resmi bir politikamız yoktur.

İstanbul'da yaşadığım dönemde bir "kuvayı milliyeci Fatma" ablamız vardı; Aydınlar Ocakları ve Türk Ocakları'nın kadrolu delisi… Kalpaklıydı…

Bugünlerde bunların sayısının epeyce arttığını gözlemleyebiliyoruz. Fatma ablanın milliyetçi(!) olduğu dönemlerde sosyalist/komünist olanlar bugünlerde ulusalcı(!) ve kuvvacı(!) oldular.

"Cumhuriyet mitingleri" bunlarla renkleniyor.

Rahmetli Türkeş'in de MHP genel merkezinde vakti zamanında "kadrolu" bir delisi varmış…

Türkeş bunu, yedirip içirip beslermiş. Bu deli, teşkilata gelenlerin ensesine şaplatırmış…

Bir sıcak yaz günü MHP Rize il başkanı genel merkeze gelmiş; şişmanca ve kel biriymiş… Sıcaktan bunalmış bir halde iken, bu kadrolu deli mutad olduğu üzere bunun ensesine şaplatınca, il başkanı silahı çıkarıp hazneye mermiyi sürmüş.

Oradakiler "aman yapma, delidir" diye adamı sakinleştirmeye çalışmışlar. İl başkanı da "zaten akıllı adamın burada ne işi var" demiş.

Bu olayı tabii ki yumuşatarak yazdım… Fanatik ülkücülük dönemime ait hatıralarımdandır.

Hakikaten Osmanlılardaki "lale devri"nden sonra, Cumhuriyetimizdeki "deli devri"nin de bir dönüm noktası olacağını söyleyebilmek mümkündür.

Bugün sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bu anlamda işi çok zordur. Çünkü delilerin tamamı "ulusalcı" değildir; kendi tarafında da fazlasıyla deli vardır. Bir taraftan ulusalcı delileri, bir taraftan da kendi delilerini idare etmek durumundadır.

Yazıda sona gelirken yine CHP'ye bir hayrım dokunsun: Şaka maka değil, CHP'nin bugünlerde "kayıp milyon dolarlar" la başı derttedir; bence bir an önce malum kişiye "nitelikli dolandırıcılık" davası açmalıdırlar.

Bir de bilimsel(!) öngörü: Denizli'de üç vakte kadar "yanardağ" sorunu yaşanacaktır; Adıyaman'da da olabilir. (Malum, artık şarlatanlıklar bilimin yerine ikame ediliyor; gecikmeyelim… )

Son zamanların en çok "egemenlik kayıt altına alınmalıdır" vurgulu haberiyle bitirelim: "TBMM'nin açılışından itibaren milletvekillerinin millete maliyeti…"

Mesel: "Ulema (âlimler) ifsat olunca din gider, ümera (idareciler) bozulunca geçim bozulur, fukara (dervişler) bozulunca ahlak elden gider" Ebu Bekr Varak

(Ulemayı bozan hırstır; ümerayı bozan adaletsizlik, dervişleri bozan da riyadır)

05.05.2008

 
Cat Stevens (Yusuf İslam) Lady D'Arbanville
Yusuf İslam (Cat Stevens) Peace Train

Anket

Yerel seçimlerde hangi partiye oy vereceksiniz?
 

HABERLER

Gücüm olsa ihtilal yaparım

News image

Gücüm olsa ihtilal yaparımErgenekon sanığı Emin Gürses: Ben ihtilalciyim. Kuvvetim olsa ihtilal yaparım.'Ergenekon' davasının tutuklu...

Administrator

Devamını Oku

İsrail'e çok sert tepki geliyor iddiası

İsrail'e çok sert tepki geliyor iddiasıDebkafile sitesi, Başbakan Erdoğan'ın, ABD'nin Ortadoğu'daki en önemli savunma müttefiki...

Administrator

Devamını Oku

AB Dönem Başkanı özür diledi

AB Dönem Başkanı özür diledi Fransa'dan 1 Ocakta AB dönem başkanlığını devralan Çek Cumhuriyeti'nin sözcüsü Jiri...

Administrator

Devamını Oku

"Çözümün adresi Türkiye"

"Çözümün adresi Türkiye" İsrail'in Gazze'deki katliamları tüm hızıyla sürerken, ABD basını, Filistin sorununa çözüm yolunun Türkiye'den...

Administrator

Devamını Oku
100%
-
+
1
Show options

SON ALINTILAR

Filistin'i ön cephe olmaktan kurtarmak

Çok tartışılması gereken bir yazıSon zamanlarda Zaman Gazetesi yazarlarından oldukça ilginç değerlendirmeler okumaya başladık. Aslında...

Administrator

Devamını Oku

Aydınlar ve Siyâset

Aydınlar ve SiyâsetDurmuş Hocaoğlu               Aydın'ın ihâneti gerçek'ten bilkast uzaklaşmaktır. Vâkıa gerçek'ten bilerek uzaklaşan herkes bir...

Administrator

Devamını Oku

“Filistin'e Türk askeri” göndermek ne demek!

“Filistin'e Türk askeri” göndermek ne demek!İbrahim KARAGÜLBaşbakan Tayyip Erdoğan; Gazze'deki vahşeti önleme amacıyla bölge başkentlerini...

Administrator

Devamını Oku

Yeni Bir Kelam Mezhebi Olarak Gülen Hareketi

News image

Yeni Bir Kelam Mezhebi Olarak Gülen HareketiKenan Çamurcu Kelam, İslam’ın diğer disiplinlerinden farklı olarak inancın oluşumundaki...

Administrator

Devamını Oku
100%
-
+
1
Show options

KÜLTÜR SANAT

Yeşilçam Ödüllerine 47 Film Aday

YEŞİLÇAM ÖDÜLLERİNE 47 FİLM ADAY"Türkiye’nin Oscar"ı, Yeşilçam Ödülleri, 3 Mart 2009’da ikinci kez Türk sinemasına...

Administrator

Devamını Oku

‘Bosna’da kavgamız sonuca ulaşmadı’

News image

‘Bosna’da kavgamız sonuca ulaşmadı’Cannes’da ilgi gören Bosna filmi ‘Kar’, Sinema- Tarih Buluşması’nda gösteriliyor. Bosna’da kimsesiz...

Administrator

Devamını Oku

Meksika'daki Osmanlı Saat Kulesi'ne tadilat

Meksika'daki Osmanlı Saat Kulesi'ne tadilatTürkiye, başkent Mexico City'deki saat kulesini yenileyerek, Meksika'ya bağımsızlığının 200. yıl...

Administrator

Devamını Oku

Prof. Sabahaddin Zaim Hoca’nın ardından...

Prof. Sabahaddin Zaim Hoca’nın ardından...İktisat duayeni güzel insan Prof. Dr. Sabahaddin Zaim, vefatının birinci yıldönümü...

Administrator

Devamını Oku
100%
-
+
1
Show options

İstatistikler

Üye : 51
İçerik : 790
Web Bağlantıları : 220

Ziyaretçi Sayacı

Bugün147
Dün501
Haftalık648
Aylık2321

(C) Fliesenstadt

Sözün Gücü

Kimler Sitede

Şu anda 37 ziyaretçi çevrimiçi

ÖZÜR BEKLİYORUM

KATILMAK İÇİN

www.ozurbekliyorum.com

 

DUYURU

Değerli Ziyaretçilerimiz!

Sitemiz içeriğine katkıda bulunmak, makalelere yorum eklemek

ve böylece ortak bir düşünce platformu oluşturmak için lütfen üye olunuz.

Sitemize üye olmak için tıklayınız.

 

İDEAL DÜŞÜNCE facebook'ta

Gruba katılmak için....

İLETİŞİM

dusunce@idealdusunce.com