Bugün

 

Son Güncelleme

 

İdeal Düşünce'yi

Giriş Sayfanız Yapın

İdeal Düşünce'yi

Sık Kullanılanlara Ekleyin

anasayfa eğitim sosyoloji sağlık kitap kültür-sanat bilişim röportaj dinler-kültürler arşiv alıntı iletişim

 

Yazarlar

YAZARLARIMIZIN BİYOGRAFİLERİ

Ziyaretçi Notu

İDEAL DÜŞÜNCE'de yer alan yazılarla ilgili YORUM YAZMAK YA DA YAZILMIŞ YORUMLARI OKUMAK İÇİN Yapılan yorumlardan yorum sahibi sorumludur.

İDEAL DÜŞÜNCE

Gönüllü bir bilgi paylaşım sitesidir.

www.idealdusunce.com

adresinde ve uzantılarında yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur.


YAYIN EKİBİ


editör

VEDAT ÖZCAN

akademi

Prof.Dr.M. SAİD DOĞAN

güncel-edebiyat

VEDAT ÖZCAN

dinler ve kültürler

Dr. LÜTFÜ ÖZŞAHİN

güncel-siyaset

AKİF ÇARKÇI

sağlık

Dr. M. Nedim AYTEKİN


e-posta

dusunce@idealdusunce.com

İstatistik

 

 

 Din Ahlak ve Eğitim Siteleri Listesi

 

 Hikaye Hikayeler
  Toplist
 

 

 

İDEAL DÜŞÜNCE - TEMMUZ 2008

Dr. Mevlüt KATIRCI

TUZLU KAHVE

04.07.2008

hursidnasiri@gmail.com

 

 

 

TUZLU KAHVE

 

Merhaba

 

Bekarlık sultanlıktır derler ama.   Tek kişilik  hayatta sultan olsan ne yazar.   Vezir olsan ne yazar.  Hayatın idamesi ve Zorlukların üstünden gelebilmesi için mutlak bir yardımcıya (Hayat Arkadaşına ) ihtiyaç vardır. Zor günlerinde sıkıntılarında seninle paylaşabilecek, destek olabilecek. Mutlu olduğunda güzel günlerinde beraber geçirebilecek.

Yeni evlenen çiftler için.  Çeşitli örneklemeler yapılır. Bende İki demir çubuğun birleşmesine benzetiyorum.    İki demir çubuk Kaynak yapılırken etrafına kıvılcımlar saçar. Ve kendi şekillerini değiştirmek istemezler. (Bunu yeni evli çiftlerin ufak tefek fikir ayrılıkları ve küçük tartışmaları diyebiliriz) .   Sabredilir ve biraz daha anlayışlı davranılabilirse.  Bir müddet sonra yumuşayıp, bir birine kaynayarak. Sağlam yeni bir  bütün (aile) oluşturur. Ve aslında beraberce ne kadar güçlü ve sorunlara karşı daha kuvvetli karşı koyabildiklerinin farkına varır.

İki farklı çevre ve ailede yetişmiş. Zevkleri, idtekleri, hayalleri, secinçleri farklı iki insan. Bir birliktelik oluşturarak aynı hayatı paylaşmaya başlıyorlar…

Evlilikte Eşler birbirlerine karşı 6 S kuralına dikkat edilirse. Bir çok sorunun üstesinden daha rahatlıkla gelinebilir. Bunlar nedir dersek.?

 

SEVGİ - SAYGI - SABIR - SADAKAT  - SAĞLIKLI CİNSEL YAŞAM - SORUMLULUK

 

Tüm yeni evli çiftlere mutluluk dileklerimle.

Elime ulaşan Güzel bir Hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum.

 

Tuzlu Kahve


Kıza bir partide rastlamıştı.. Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. Kız  parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı, ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular. Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı..Ben artık gideyim demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı.. Bana biraz tuz getirir misiniz dedi.Kahveme koymak için.. Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı..Kahveye tuz!.. Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan, ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı.

Kız, merakla; Garip bir ağız tadınız var dedi.. Delikanlı anlattı: Çocukken deniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım. Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.. Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadı dilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum. . Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar.. Onları ve evimi öyle özlüyorum ki. Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının.. Kız dinlediklerinden çok duygulanmıştı. İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini arayan, evini sakınan biri.. Ev duyusu olan biri.. Kız da konuşmaya başladı.. Onun da evi uzaklardaydı.. Çocukluğu gibi.. O da ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu..

Buluşmaya devam ettiler ve her güzel öyküde olduğu gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar. Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu,

Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü.. 40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti. Ölümümden sonra aç diye bir mektup bırakmıştı sevgili karısına.. Şöyle diyordu, satırlarında.. Sevgilim, bir tanem..Lütfen beni affet. Bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduğum için beni
affet. Sana hayatımda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede..

İlk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun?.Öyle heyecanlı ve gergindim ki, şeker diyecekken tuz çıktı ağzımdan. Sen ve herkes bana bakarken, değiştirmeye o kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın bizim ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti. Sana gerçeği anlatmayı defalarca düşündüm. Ama her defasında korkudan vazgeçtim. Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok.. İşte gerçek.. Ben tuzlu kahve sevmem. O garip ve rezil bir tat.. Ama seni tanıdığım andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pişmanlık duymadan.

Seninle olmak hayatımın en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum. Dünyaya bir daha gelsem, herşeyi yeniden yaşamak, seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da.. Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı. Lafı açıldığında birgün biri, kadına, tuzlu kahve nasıl bir şey diye soracak oldu..

Gözleri nemlendi kadının.. Çok tatlı!.. dedi.. Çooooookkkkkkkkk

Selam ve dua ile.


Yazdırılabilir SürümYazdırılabilir Sürüm

Yorum gönder

Yazara e-mail gönder

 


 

 

Yorumlar


 

 

 

 


 
 
 
     
 
 
 
   
 
 
 

| AnaSayfa | Eğitim | Kültür-Sanat | Sosyoloji | Röportaj | Kitap | Bilişim | Sağlık | Dinler-Kültürler | Alıntı  | Arşiv | İletişim |

 
Copyright 2007 © İDEAL DÜŞÜNCE. All rights reserved.