internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

anasayfa  iletişim arşiv

Bugün

 

Son Güncelleme

 

İdeal Düşünce'yi

Giriş Sayfanız Yapın

İdeal Düşünce'yi

Sık Kullanılanlara Ekleyin

anasayfa eğitim sosyoloji sağlık kitap kültür-sanat bilişim röportaj dinler-kültürler arşiv alıntı iletişim

 

Yazarlar

YAZARLARIMIZIN BİYOGRAFİLERİ

Ziyaretçi Notu

İDEAL DÜŞÜNCE'de yer alan yazılarla ilgili YORUM YAZMAK YA DA YAZILMIŞ YORUMLARI OKUMAK İÇİN Yapılan yorumlardan yorum sahibi sorumludur.

İDEAL DÜŞÜNCE

Gönüllü bir bilgi paylaşım sitesidir.

www.idealdusunce.com

adresinde ve uzantılarında yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur.


YAYIN EKİBİ


editör

VEDAT ÖZCAN

akademi

Prof.Dr.M. SAİD DOĞAN

güncel-edebiyat

VEDAT ÖZCAN

dinler ve kültürler

Dr. LÜTFÜ ÖZŞAHİN

güncel-siyaset

AKİF ÇARKÇI

sağlık

Dr. M. Nedim AYTEKİN


e-posta

dusunce@idealdusunce.com

İstatistik

 

 

 

 Din Ahlak ve Eğitim Siteleri Listesi

 

 Hikaye Hikayeler

  Toplist

 

 

 

İDEAL DÜŞÜNCE - EKİM 2007

Dr. M.Nedim AYTEKİN

RAmazan'da Sağlıklı Beslenme

10.10.2007

naytekin@idealdusunce.com

 

Ramazan ayı süresince yetersiz, bilinçsiz ve dengesiz beslenme başta diyabet, kalp ve hipertansiyon hastaları olmak üzere birçok kişide bir takım sağlık sorunlarına yol açmaktadır .

Ramazan ayında 3 öğün beslenme düzeni 2 öğün olarak değiştiğinden iftar ve sahur arasına ara öğünler konulmalıdır. Bu ara öğün ağır bir yemek değil, meyve ya da süt tatlıları gibi hafif gıdalardan oluşmalıdır. Aşırı tatlı besinlerden uzak durulmalı, kolay hazmedilen, mide-bağırsak sisteminde uzun süre kalabilen sebze, meyve ve kepekli ekmek gibi posalı besinler tercih edilmelidir.

Gün boyu aç kalınacağı düşüncesiyle sahurda gereğinden fazla yemek, hazımsızlık, mide ağrısı, kabızlık, kan şekeri ve tansiyonda ani yükselmelere neden olabilmektedir. İftar ve sahurda yavaş yavaş ve azar azar yemek yenilmesi, yemeklerin ağızda iyi çiğnenmesi gerekir. Beyindeki doyma merkezi kan şekerinin belli bir yüksekliğe ulaşmasıyla uyarılır. Ancak yenilen besinin kan şekerini yükseltmesi biraz zaman alır. Dolayısıyla yemekten doymadan kalkan biri belli bir süre sonra tokluk hissedecektir.

Sahura kalkmadan oruç tutmak halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk, tansiyon ve kan şekerinin düşmesi, verimsizlik, depresyon, konsantrasyon güçlüğü ve dikkatte azalmaya neden olur. Sahur yemeğinde midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren; yumurta, süt, yoğurt, peynir, nohut, mercimek gibi gıdalar tercih edilmeli, aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemeklerden kaçınılmalıdır.

İftar yemeğinde, çok sıcak ya da  çok soğuk olmayan hafif bir çorba ve ardından fazla yağlı olmayan bir sebze yemeği ve  yoğurt sağlıklı ve dengeli bir mönü olacaktır. Tatlı olarak sütlaç, keşkül, güllaç gibi  süt tatlıları tercih edilmelidir.

Böbrek sağlığı açısından da iftarla sahur arasında bol su içilmelidir. Bu miktar en az 10 su bardağı olmalıdır. Özellikle böbrek taşı olan hastalar bol su  içmeli ve taşlarını düşürene kadar oruç tutmamalıdır. Bol su içmek sadece böbrek sağlığı için değil bir çok açıdan gereklidir. Evet, su şifadır; hele bu su Gürlevik suyu olursa...

 


Yazdırılabilir SürümYazdırılabilir Sürüm

Yorum gönder

Yazara e-mail gönder



 

 
Yorumlar

 

 

 


 
   
 
 
 

| AnaSayfa | Eğitim | Kültür-Sanat | Sosyoloji | Röportaj | Kitap | Bilişim | Sağlık | Dinler-Kültürler | Alıntı  | Arşiv | İletişim |

 
Copyright 2007 © İDEAL DÜŞÜNCE. All rights reserved.